Mango
12/3/2009 -Kategori: Meyve Yetistiriciligi
Özellikleri ve Tarihçesi
Dünya tropikal ikliminde meyvelerin kraliçesi olarak da bilenen bu meyve, dış yapısı ve kesildiğinde ortaya çıkan mükemmel kokusu ile her zaman ilgi odağı olmayı başarmıştır. Tropikal iklim meyvesi olan mango, ağacındayken 30 °C nın altında olan sıcaklıklarda verim vermez. Yeşil mango içerdiği yüksek C vitamini yönünden, kan dolaşımını rahatsızlıklarında özellikle tedaviye yardımcıdır.
Yetiştirildiği Yerler
Orta ve Güney Amerika, Asya ve Afrika ülkelerinde üretilmektedir.
Faydaları
Olgunlaşmış mango oldukça faydalıdır. Mangodaki ana gıda maddesi şekerdir. Ayrıca tartarik asit ve malik asite ilave az miktarda sitrik asitte bulunur. Bu asitler vücut tarafından kullanılır ve vücudun alkali kaynaklarını koruyabilmesine yardımcı olur.Olgunlaşmamış mango erkekleri, sıcağın ve kavurucu rüzgârların zararlı etkilerine karşı korur. Sıcak kül üzerinde pişirilen mango su ve biraz şekerle karıştırılıp bir içecek hazırlanırsa, bu sıcak çarpmasına karşı çok etkili bir tedavi yöntemidir. Ham mangonun üzerinde biraz tuz serpip yemek yaz aylarında aşırı terleme sonucu oluşan tuz ve demir kaybını azaltır.
Nasıl ve Nerede Kullanacağız?
Kesmeden önce Mangoları yıkayınız. Mangonun etli kısmı ortasındaki çekirdeğe sıkı bir şekilde birleşiktir. Çekirdeğine mümkün olan en yakın yerden boylamasına kesiniz. Çekirdeğini çıkartıp kabuğunu soyarak kullanım amacınıza uygun bir şekilde doğrayınız. Çok olgun Mangoların kabuğunu bıçakla boylamasına izler gibi yapıp muz soyar gibi geriye soyabilir ve meyveyi çekirdeğine kadar boylamasına dilimleyerek kullanabilirsiniz. Ayrıca ortadan ikiye kestiğiniz mangonun etli kısmını bıçakla kabuğuna zarar vermeden baklava dilimi şeklinde çizip kaşıkla kabuğundan ayırabilirsiniz.
Taze olarak tüketilmesinin yanı sıra,meyve salatalarında, meyve suyu olarak, kokteyllerinizde, pasta yapımında ve süslemelerinde kullanabilirsiniz. Ayrıca, yemeklerinize aroma ve lezzet katmasının yanı sıra, dondurma ve sos yapımında da kullanabilirsiniz.
Muhafaza Koşulları
Olgunlaşmamış mango, satın alınmışsa olgunlaşana kadar oda sıcaklığında 3-5 gün saklanır.
Olgunlaşmış mangoları kapalı plastik çantalarda sebzelikten uzak bir yerde 3-4 gün buzdolabında saklayabilirsiniz.
Besin Değerleri
Mango gelişiminin bütün evrelerinde kullanılabilen bir meyvedir. Yeşil ya da olgunlaşmamış mango olgunlaştıkça glikoza, sakroza ve maltoza dönüşen nişasta içerir. Bu nişasta mango olgunlaşmasını tamamlayınca tamamen kaybolur. Yeşil mango zengin bir pektin kaynağıdır. Fakat çekirdek oluşmaya başladıkça pektin yavaş yavaş kaybolmaya başlar.

Dünya tropikal ikliminde meyvelerin kraliçesi olarak da bilenen bu meyve, dış yapısı ve kesildiğinde ortaya çıkan mükemmel kokusu ile her zaman ilgi odağı olmayı başarmıştır. Tropikal iklim meyvesi olan mango, ağacındayken 30 °C nın altında olan sıcaklıklarda verim vermez. Yeşil mango içerdiği yüksek C vitamini yönünden, kan dolaşımını rahatsızlıklarında özellikle tedaviye yardımcıdır.
Yetiştirildiği Yerler
Orta ve Güney Amerika, Asya ve Afrika ülkelerinde üretilmektedir.
Faydaları
Olgunlaşmış mango oldukça faydalıdır. Mangodaki ana gıda maddesi şekerdir. Ayrıca tartarik asit ve malik asite ilave az miktarda sitrik asitte bulunur. Bu asitler vücut tarafından kullanılır ve vücudun alkali kaynaklarını koruyabilmesine yardımcı olur.Olgunlaşmamış mango erkekleri, sıcağın ve kavurucu rüzgârların zararlı etkilerine karşı korur. Sıcak kül üzerinde pişirilen mango su ve biraz şekerle karıştırılıp bir içecek hazırlanırsa, bu sıcak çarpmasına karşı çok etkili bir tedavi yöntemidir. Ham mangonun üzerinde biraz tuz serpip yemek yaz aylarında aşırı terleme sonucu oluşan tuz ve demir kaybını azaltır.
Nasıl ve Nerede Kullanacağız?
Kesmeden önce Mangoları yıkayınız. Mangonun etli kısmı ortasındaki çekirdeğe sıkı bir şekilde birleşiktir. Çekirdeğine mümkün olan en yakın yerden boylamasına kesiniz. Çekirdeğini çıkartıp kabuğunu soyarak kullanım amacınıza uygun bir şekilde doğrayınız. Çok olgun Mangoların kabuğunu bıçakla boylamasına izler gibi yapıp muz soyar gibi geriye soyabilir ve meyveyi çekirdeğine kadar boylamasına dilimleyerek kullanabilirsiniz. Ayrıca ortadan ikiye kestiğiniz mangonun etli kısmını bıçakla kabuğuna zarar vermeden baklava dilimi şeklinde çizip kaşıkla kabuğundan ayırabilirsiniz.
Taze olarak tüketilmesinin yanı sıra,meyve salatalarında, meyve suyu olarak, kokteyllerinizde, pasta yapımında ve süslemelerinde kullanabilirsiniz. Ayrıca, yemeklerinize aroma ve lezzet katmasının yanı sıra, dondurma ve sos yapımında da kullanabilirsiniz.
Muhafaza Koşulları
Olgunlaşmamış mango, satın alınmışsa olgunlaşana kadar oda sıcaklığında 3-5 gün saklanır.
Olgunlaşmış mangoları kapalı plastik çantalarda sebzelikten uzak bir yerde 3-4 gün buzdolabında saklayabilirsiniz.
Besin Değerleri
Mango gelişiminin bütün evrelerinde kullanılabilen bir meyvedir. Yeşil ya da olgunlaşmamış mango olgunlaştıkça glikoza, sakroza ve maltoza dönüşen nişasta içerir. Bu nişasta mango olgunlaşmasını tamamlayınca tamamen kaybolur. Yeşil mango zengin bir pektin kaynağıdır. Fakat çekirdek oluşmaya başladıkça pektin yavaş yavaş kaybolmaya başlar.




Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Böğürtlen (Rubus caesius)
31/8/2008 -Kategori: Meyve Yetistiriciligi
İnsan sağlığında önemli rolleri olan böğürtlende organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir meyvedir.Böğürtlenlerde çiçeklenme genellikle Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayına kadar devam etmektedir. Bu nedenle bitki üzerinde değişik olgunlaşma devrelerinde olan meyve salkımları birbirini takip ederler.
EKOLOJİK İSTEKLERİ
İklim
Böğürtlenler iklim faktörleri bakımından ahudutları kadar müşkülpesent değildir. Değişik iklim şartlarına daha kolay adapte olma özelliğindedir. Sıcaklık ve kuraklığa ahudutlarından daha fazla dayanıklıdırlar. Ancak kış ve ilkbahar donlarına karşı ahudutlarına göre daha az dayanırlar. Genelde sıcak mutedil iklim bölgelerinde daha iyi sonuç vermektedir. Şeftali yetiştirilen bölgelerde böğürtlen yetiştiriciliği rahatlıkla yapılmaktadır.
Böğürtlenlerin olgunlaşma döneminde kuru bir hava istenmez. Normalde soğuk geçen kış mevsiminde dallar genellikle donarak zarar görürler. Donan bu dallar yerine köklerden yeni sürgünler çıkar ancak o yılın ürününü almak mümkün olmamaktadır. Bu nedenle don tehlikesi olan bölgelerde mutlak dondan korunma tedbirleri alınmalıdır.
ÇOĞALTMA METOTLARI
-Kök sürgünleri ile
-Uç daldırma ile
-Yaprak-göz çelikleri ile
-Kök çelikleri ile
-Doku kültürü ile
Kök sürgünleri ile fidan üretimi
Böğürtlen bitkisinin kök boğazı ve kökte bulunan gözlerden her yıl yeni sürgünler çıkmaktadır. İlkbaharda topraktan çıkan sürgünler gelişme mevsimi boyunca büyürler. Geç sonbaharda yapraklarını döktükten sonra erken ilkbahara kadar bunlar köklü olarak sökülür ve fidan olarak kullanılırlar. Kışları sert geçen bölgelerde ilkbaharda söküm daha uygundur.
Kök sürgünleri ile fidan üretiminde sağlıklı ana bitkiler ile, gerekir ise sterilize edilmiş alanlarda damızlıklar kurulur. Bu damızlıklarda bakım en iyi şekilde yapılır. Meyve dalcıkları henüz çiçekte iken kesilir ve her 4-5 yılda bir, fidanlık yeri değiştirilmelidir.
Uç daldırma ile fidan üretimi
Dikensiz sürüngen böğürtlen tipleri sadece uç daldırması ile üretilmektedirler. Dikensizliğin devamı için sonbaharda sürgünün uç kısmının köklendirilmesi gerekir. Kökten çıkan sürgünler daima dikenli olmaktadır. Dikensiz türlerin çoğaltılmasında büyük dikkat gerekmektedir.
Yaprak ve göz çelikleri ile fidan üretimi
Gerek dikine gerek yatık büyüyen böğürtlen tipleri ilkbaharda körpe, yapraklı sürgünlerden alınan yaprak ve göz çeliklerinin
yüksek nemde ve özellikle sisleme yöntemi altında köklendirilmeleriyle kolayca çoğaltılabilirler. Böyle çeliklerin köklendirilmeyi uyarıcı kimyasal maddelerin (hormonlar) uygulanmasıyla köklenme oranında daha sağlıklı sonuçlar alınabilmektedir.
Kök çelikleri ile fidan üretimi
Böğürtlen bitkilerinin gövde çelikleri ile üretimi mümkün olmamakla beraber kök çelikleri ile fidan üretimi sağlanabilmektedir. Kök çelikleri sonbaharda yaprak dökümünden, ilkbaharda gözlerin sürmesine kadar geçen dinlenme döneminde alınırlar. 2 mm den 10mm ye kadar değişen kalınlıklarda kök parçalarından yararlanılır.
Çelikler 5-10 cm boyunda hazırlanırlar. Kök parçalarının alınıp çelik yapılmaları ve dikilmelerine kadar, çok nemli ortamlarda tutulmaları ve kurumalarının önlenmesi gerekir. Kök çelikleri arazide 60-80 cm aralıklarla ve 3-5cm derinlikte açılan çizilere yanyana ve yatay olarak dizilir üstleri toprak ile kapatılır.
Çeliklerin dikildiği yer hafif bünyeli, organik ve ticari gübrelerle zenginleştirilmiş olmalıdır. Bu çelikler üzerindeki gözler ilkbaharda sürer ve yaz boyunca gelişerek sonbaharın sonlarında dikime hazır fidan haline gelirler.
Doku kültürü yöntemi ile fidan üretimi
Böğürtlen fidan üretiminde, en modern en sağlıklı ve en hızlı yöntem, doku kültürü tekniğidir. Kontrollü şartlarda sağlıklı olarak büyütülen ana bitkilerin büyüme noktalarından 0.1-0.3 mm kadar küçük parçalar alınarak sterilize edilmiş tüplerde özel besin ortamlarına konulurlar.
Sıcaklık, nem ve ışık yönünden en iyi şartların sağlandığı büyüme odaları veya dolaplarında bu parçacıklar içinde bulundukları özel ortamda çoğalır ve küçük bitkicikler oluşur. Bunlar belirli bir süre sonra alınarak küçük saksılara daha sonrada büyük saksılara alınıp dış şartlara alıştırılarak büyütülürler.
BAHÇE TESİSİ
Toprak Hazırlığı ve Dikim
Bahçe kurulacak yerin iklim özellikleri, böğürtlen bitkilerinin yetiştiriciliğine uygun olmalıdır. Toprak analizi yaptırılarak gerektiğinde toprak bünyesi uygun hale getirilir. Bahçenin ilkbahar ve özellikle yaz aylarında sürekli sulanacağı düşünülerek, su kaynaklarına yakınlığı, sulama suyu temini durumuna göre sulama yöntem ve tesisine karar verilir.
Bahçede daha önceden herhangi bir kültür yapılamamışsa bahçe hazırlığına bir önceki yazdan başlanır. Toprak dikimden en az bir ay önce derin bir şekilde sürüm, gerekirse krizma yapılır. Toprak analizi yaptırılarak verilecek gübre miktarları belirlenir. Genel olarak topraklar organik maddece fakir olduklarından 3-5 ton çiftlik gübresi verilerek ikinci bir sürüm yapılır. Gübrelemeden sonra, toprak işlenerek gübrenin toprağa karışması sağlanmalıdır. Dikimden önce fosforlu ve potasyumlu gübrelerle bir taban gübrelemesi ve son bir sürüm yapmak daha iyi sonuçlar vermektedir.
Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır.
DİKİM
Dikim yapılacak fidanlar kuvvetli, kökler iyi gelişmiş, hastalıksız olmalıdır. Dikim zamanına kadar serin ve nemli ortamlarda saklanmalıdır. Hemen dikilmeyecek ise hendeklenmelidir. Gözler canlı ve dolgun olmalıdır. Fidanlar dikim yerine çamurlu su dolu kovalarda veya ıslak telisler içerisinde taşınmalıdır. Kapalı, bulutlu, rüzgarsız günler dikim için en uygun günlerdir. Dikilecek böğürtlen fidanlarında önce kök tuvaleti yapılır. Yaralı, kuru ve çok uzun kökler kesilir.
Dikimin hemen ardından fidanlara can suyu verilir. Dikimi yapılan fidanın tepesi 20-30 cm den kesilir
Böğürtlenlerde kışları soğuk geçen bölgelerde erken ilkbaharda yapılan dikimler en iyi sonucu vermektedir. Kışları ılık geçen bölgelerde ise geç sonbahar ve kış aylarında yapılan dikimler iyi sonuç vermektedir.
Dikim mesafeleri tür, ve çeşitler büyüme gücü ve şekline, dikim yöntemlerine, terbiye şekillerine, toprak verimliliğine ve toprak işleme şekline göre çok farklılık göstermektedir. Dik büyüyen böğürtlenler için sıra arası x sıra üzeri mesafeleri 1.50 x 0.50 m, yatık büyüyenler için ise 3.00 x 3.50 m bırakılmaktadır. Genel olarak ortalama 2.50 x 1.50 m kullanılmaktadır.
Ticari amaçlı dikim aralıkları sıra arası 3 m, sıra üzeri 1.0 -1.5 m tavsiye edilmektedir. Tek sıra tel sistemi kullanılmaktadır. Dallar tellere 70, 130 ve 180 cm yüksekliklerde tel ile bağlanır.
BUDAMA
Diğer önemli uygulamada budama işlemidir. Kış budamasında kuruyan dallar kesildiği gibi gelişme döneminin daha sonraki yıllarında budama yapılmaktadır. 3. yıl içersinde yeşil budama yapılmaktadır. Haziran ayı içerisinde ince zayıf dallar kesilerek her taç da 4-5 ana dalın büyümesi sağlanır.
Kış budamasında gelişmesi en iyi olan 4-5 yeni dal seçilerek diğerleri budamayla çıkarılır. Aynı zamanda ana dallar 190-195 cm yükseklikte bırakılır. Yan dalların ilk 40-45 cm leri kesilerek diğerleri 20-30 cm kısaltılır.
Böğürtlenlerde tozlanma arılar vasıtası ile olmaktadır. Siyah renkli meyveler birçok çeşitte yuvarlağımsı veya yuvarlak şekillidir. Olgunlaşma durumunda meyveler çanak yaprak ile birlikte toplanmaktadır. Ham meyvelerde meyve sapı krem beyaz renkte iken olgunlaşma durumunda ise gri, mavi ve kırmızımtrak renk almaktadır. Hasat zamanı meyve sapındaki bu renk değişimine bakarak belirlenebilmektedir. Meyve olgunlaşma tarihi bölgelere göre değişmekle birlikte Haziran sonu-Temmuz başında hasat başlamakta ve Eylül ayına kadar devam etmektedir.
Yapılan ıslah çalışmaları sonucunda dikensiz böğürtlen elde edilmiştir. Oldukça verimli ve güçlü büyüme özelliğine sahip olan bu çeşitlerin bitkileri 3-4 m boyunda dallar oluştururlar. Tüm toprak ve iklim şartlarına adapte olma özelliğine sahiptir. Düşük kış soğuklarına dayanıklı olmalarına rağmen geç donlardan zarar görmektedirler.
Toprak
Toprak olarak seçici değil ancak bitki, dinlenmiş, derin ve geçirgen toprak, yarı asit (pH 6-7) toprakları sevmektedir. Bunun yanında toprağın yeterli besin maddece zengin olması verim ve kalite bakımından olumlu yönde etkilemektedir.
Standart temel gübreleme iyi yanmış çiftlik gübresi 4-5 t/da, Ancak bu gübrelemede toprağın verimliğine göre bu miktarları değişiklik göstermektedir.
Böğürtlenler orta veya orta-küçük çalılardır ve özel bir toprak isteği göstermezler. Bununla beraber, böğürtlen yetiştiriciliği organik maddelerce zengin, derin, geçirgen, yarı asit, hafif veya orta bünyeli, su tutma kapasitesi yüksek topraklarda başarılı şekilde yapılır.
Sürekli toprak nemi sağlanmalıdır. Bu nedenle drenajı sağlanmış, ağır bünyeli topraklarda da uyum sağlamaktadır. Toprak reaksiyonu hafif asit veya nötr (pH = 6-7) olmalıdır. Toprak derinliği en az 1 metre olmalıdır. Toprak hazırlığında toprak 30-35 cm derinlikten işlenmesi yeterlidir.
Toprak işleme sırasında organik gübrelemenin beraber yapılmasında yarar vardır. Takip eden uygulama N, P, K gübrelemesidir. Bunun da sonbahar sonunda veya kış sonundan önce toprak analizi sonunda gerekli miktarlarda uygulanmalıdır.
ÇEŞİT SEÇİMİ
* Çeşit bulunduğu iklim ve toprak özelliğine uygun,
* Verimli
* Pazarın aradığı bir çeşit,
* Yola ve taşımaya dayanıklı,
* Bitkisi kuvvetli gelişen,
* Ayrıca meyveler taze olarak veya meyve işleyen bir kurulaşa pazarlanması durumlarında farklı çeşit gerektirmektedir.
* Çeşidi, özelliği ve kaynağı belli olmayan fidanlar ile bahçe kurulmamalıdır. Bu tip fidanlarla çeşitler karıştığı için meyvenin pazar değeri ve verim düşmekte, pazarlamada güçlüklerle karşılaşılmak tadır.
GÜBRELEME
Gübrelemede, bahçe toprağı analiz yaptırılarak gerekli gübreleme yapılmalıdır. Ancak analiz yapılmaması durumunda yıllık gübre ihtiyaçları;
4 -10 kg saf azot karşılığı azotlu gübre,
5 - 7 kg saf fosfor karşılığı fosforlu gübre,
8 -12 kg saf potasyum karşılığı potasyumlu gübre verilir.
Tam verim çağındaki bahçelerde bu miktarlar ilk dikim yıllarında 1/3 ü, ikinci yılda ½ si olarak verilmelidir. Azotlu gübreler genelde amonyum sülfat olarak verilir ancak pH= 5.5 ve daha düşük ise amonyum nitrat olarak verilmelidir. Gerekirse kireçleme yapılarak pH 6-7 ye yükseltilir.
Azotlu gübreler böğürtlen bitkilerine erken ilkbaharda ve meyve gelişimi sırasında olmak üzere iki defada verilir. Azotlu gübreler sulama veya yağış öncesi, bitkilerin kök bölgelerine serpilerek verilmelidir.
Fosforlu ve potasyumlu gübreler gerektiğinde yılda veya iki yılda bir uygulanır. Uygulama sonbahar kış aylarında, fosforlu ve potasyumlu gübreler bitkilerin kök bölgeleri hizalarına toprağa 20-30 cm derinliğe gömülerek uygulanır.
SULAMA
Böğürtlen meyvesinde iyi verim alabilmek için sulama , önemli faktörlerden birisidir. Sürekli toprak nemi isteğinde olan böğürtlen bitkileri için sulama önemli bir konudur. Yağışların yetersiz olduğu dönemlerde sulama zorunlu olarak yapılmalıdır. Özellikle hasat zamanında daha fazla sulama gerekir.
Az geçirimli topraklarda fazla su birikimi köklerde hastalıklara ve ölümlere sebep olur. Aşırı sulama susuzluk kadar zararlı olabilir.
Sulama; karık, yağmurlama veya damla sulama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlama sulama yönteminden kaçınılmalıdır.
HASTALIK VE ZARARLILAR İLE MÜCADELE
Hastalık ve zararlılarda ilk şart korunma önlemlerinin alınmasıdır. Bunlarda ;
* Yurt dışından veya bölge dışından getirilen fidanlar sertifikalı olmalı, sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
* Dikilecek yer hastalık ve zararlılardan arındırılmış olmalıdır, gerekirse ilaçlamalı, sterilize edilmelidir.
* Bölgede yaygın bir hastalık veya zararlı varsa buna dayanıklı çeşitler seçilmelidir.
* Fidanlıklarda her türlü karantina tedbirleri alınmalı, fidanlık yeri birkaç yılda bir değiştirilmeli, fidanların sürekli sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
Bahçe yeri seçiminde dikim sistemi ve budama işlemlerinde bitkilerin havalanma ve güneşlenmeleri dikkate alınmalıdır.
Böğürtlen bitkilerinin toprak işleme, sulama, budama, gübreleme gibi bakım işlemleri zamanında ve tekniğine uygun olarak yapılmalı, bitkilerin kuvvetli gelişmeleri sağlanmalıdır. Hastalık ve zararlı riski olduğunda budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı ve yok edilmelidir.
Kimyasal mücadele son çare olarak yapılmalı, doğru ilaç, doğru zamanda, gerekli dozda ve tekniğine uygun olarak uygulanmalıdır. Bunun için mutlaka tarımsal kuruluşlardan bilgi alınmalı ve tavsiyelere titizlikle uyulmalıdır.
Bölgede virüs hastalıkları görülmüşse bunların taşınma yolları öğrenilerek gerekli önlemler alınmalı, bahçede bitkiler kontrol edilerek virus hastalıkları semptomu gösteren bitkiler varsa bunlar derhal imha edilmelidir.
VERİM
Böğürtlen yetiştiriciliği tekniğine uygun şekilde yapıldığında, tam verim çağındaki 1 dekar böğürtlen bahçesinden 2.0-2.5 ton meyve almak mümkündür.
HASAT VE AMBALAJ
Böğürtlen meyve türleri içerisinde meyvesi en hassas olanlardan biridir. Bu nedenle kısa zamanda bozulabilen ve hızlı tüketilmesi gereken bir meyvedir. Bu nedenle böğürtlen hasadı, ambalajı ve taşınmasında çok titiz davranmak gerekmektedir.
Toplamada gecikme, meyvenin yumuşaması normal rengini kaybederek daha koyu renk alması ile anlaşılır. Derin dondurma ve gıda sanayi için böğürtlen tipik rengini aldıktan sonra hasat edilmelidir.
Böğürtlen meyveleri hasat olumuna geldikten sonra sabah erken saatlerde hasadı yapılmalıdır. Haftada 2-3 defa hasadı yapılmaktadır. Sıcak ve kuru havalarda daha sık hasat edilebilir. Böğürtlen hasadı için günün serin saatleri tercih edilmelidir. Genellikle sabah 8-10 arası en uygun saatlerdir. Hasat edilen meyveler en kısa zamanda serin, gölge bir yere taşınmalı, mümkünse hemen soğuk depoya konulmalıdır.
Gıda endüstri kuruluşlarına işlenmeye gönderilecek meyveler 0.5 - 1.0 kg lık kutulardan 3-5 kglık küçük kasalara kadar daha büyük kaplara doğrudan toplanır. Bu kapların seçiminde alıcı fabrikanın talepleri göz önünde bulundurulmalıdır. Taze olarak pazarlanacak meyveler 100, 250 veya 500 glık küçük plastik kaplara toplanır, bu kaplar ile büyük kasalara dizilerek bu şekilde nakliyeye hazır duruma gelmiş olur. Ambalaj kaplarının altı ezilen meyve suyunun akabilmesi için mutlaka delikli olmalıdır. Aksi halde alt taraftaki meyveler hemen çürürler. Hasat edilen bu meyveler en kısa zamanda serin bir yere alınmalıdır.
Böğürtlen meyvelerinin uzun süre taze olarak muhafazaları genel olarak düşünülemez. Ancak olağanüstü durumlarda -0.5C veya 0Cde %85-90 oransal nem koşullarında 5-7 gün süreyle depolanabilir. Muhafazayı kısıtlayan en önemli faktör meyvelerin çürümeleridir.
MEYVENİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Böğürtlen meyveleri çok çeşitli şekillerde değerlendirilirler. İstenirse krema ile veya diğer meyveler ile birlikte hazırlanan meyve salatası şeklinde tüketilir. Derin dondurularak muhafazaya alınan meyveler uzun süre farklı değerlendirmeler için hazır tutulur. Böğürtlen meyveleri pasta endüstrisinin aranan meyvelerindendir.
Ayrıca meyveler kurutularak değişik şekillerde kullanılmak üzere (meyve çayı gibi) uzun süre saklanabilirler. Böğürtlen meyveleri meyve suyu, konsantre ve likör olarakta kullanılmaktadır. Reçel, marmelat, jöle ve şekerleme endüstrisinde, özellikle kendine özgü güzel kokuları nedeniyle değerli bir hammaddedir.
Son yıllarda hızla gelişen ve tüketimleri artan dondurma ve meyveli yoğurt üretiminde de yaygın olarak kullanılmaktadır
DİKİM SONRASI BAKIM
Dikimden sonra toprak 15-20 cm derinlikte işlenmeli. Sıralar arası çapalanarak kesekler kırılmalıdır. Yabancı ot mücadelesi, hastalık ve zararlılar ile mücadele yapılmalıdır.
Böğürtlenlerde ekonomik ömür 12-13 yıl olup ortalama verim 2 t / da dır.
Meyvenin olgunlaşma döneminde güneşli ve rüzgarlı günleri tercih eder. Yağmurlu mevsimlerde Botrytis daha hızlı bir gelişme gösterir. Bu da çiçeklenmeden önce ve sonra fungisit uygulamasıyla önlenebilmektedir.
Kaynak: http://www.ziraatcim.net/forum/viewthread.php?thread_id=347
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çilek Yetiştiriciliği (Fragaria vesca)
31/8/2008 -Kategori: Meyve Yetistiriciligi
Üzümsü meyveler içerisinde en önemli yeri tutan çilek (Fragaria sp.) dünyanın birçok yerinde yetiştirilmektedir. Çok yıllık, otsu herdem yeşil bir bitki olan çilek lezzeti, vitamin ve mineral madde kapsamı ile dünyada milyonlarca kişinin diyetine girmiştir. Kültürü yapılan çilekler çevre koşullarına uyumda geniş bir varyasyon gösterirler.Çilek üretimi dünyada üzümsü meyveler içerisinde en önemli yeri tutmaktadır. İlkbaharda hiçbir meyvenin bulunmadığı bir zamanda olgunlaşması nedeniyle, tüketici tarafında aranılan bir meyvedir. Bu nedenle diğer meyveler pazara gelinceye kadar yüksek fiyatla alıcı bulabilmektedir.
Diğer bir çok meyve türünün henüz pazara sürülmediği aylarda pazarda bulunabilmesi, albenisi ve C vitamini içeriinin oldukça yüksek oluşu, bu meyvenin son derece bilinçli hareket eden tüketicilere sahip ABD, Kanada, Japonya ve Avrupa pazarlarında çok tutulmasına ve yüksek fiyatlarla satılmasına neden olmuştur. Lezzetli, vitamin ve mineral maddece zengin, taze tüketimi yanında işlenerek ya da dondurularak kullanılan ve gün geçtikçe aranılan bir meyve olması nedeniyle son yıllarda geniş bir tüketiciye hitap eder olmuştur. Ara ziraat olarak yetiştiriciliği gibi, diğer ürünlerin sınırlı yetiştiği yamaç ve dağ köylerindeki arazide de yetiştirilebilmektedir. Değişik iklim ve toprak karakterleri yönünden ülkemiz çilek yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahiptir.
Çilek ülkemizde yakın bir geçmişe kadar sadece İstanbul, Bursa ve Karadeniz Ereğlisi yörelerinde yetiştirilirken günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Trakya ve Marmara bölgelerinde Mayıs ayının ilk haftasında, Ege bölgesinde Nisan ortalarında ve güney bölgelerinde Mart ayında olgunlaşmaktadır. Bu devre, ziraatla uğraşan kesimin en fazla paraya ihtiyaç duyduğu bir zamandır. Diğer ürünler için toprak hazırlama, ekim, dikim, gübreleme vb gibi birçok kültürel işlemlere masraf yapmak gerekmektedir. Kârlı bir ziraat kolu olan çilek üretiminde bu mevsimde kazanılan para diğer tarım kolları için büyük destek sağlamaktadır.
Çilek ara ziraatı olarak da yetiştirilebilmektedir. Yeni tesis edilen meyve bahçeleri arasında da çileklikler kurulabilir. İlk seneden itibaren meyve verebilmesi ve uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç göstermemesi nedeniyle, yeni tesis edilen meyve bahçesi verime yatıncaya kadar çiftçiye yan bir gelir sağlamış ve bu nedenle de bahçenin maliyet girdilerini azaltmış olur.
Türkiye'nin büyük bir kısmında çilek yetiştirilmektedir. Ancak Türkiye'deki çilek üretiminin büyük bir kısmını Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinin üretimi oluşturmaktadır.
İklim İstekleri
Çileğin büyümesine etki eden ekolojik faktörlerin başında iklim, mevki ve toprak gelmektedir. Bu faktörler çilek yetiştiriciliğinin yapılabilme sınırlarını belirleyebildiği gibi, değişik enlemlerde hangi yüksekliklere kadar çilek yetiştirilebileceğini tayin etmektedir. Bu ekolojik şartların aynı zamanda ürünün kalitesine de etkisi vardır.
Çilek -10 °C'ye kadar özel bir önlem almadan yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman, kuru yaprak vs gibi materyalle örtülerek dondan korunması gerekmektedir. İlkbaharın geç donları, Akdeniz Bölgesi ve benzeri yerlerde zararlı olabilmektedir. Çilekte çiçeklenme uzun bir döneme dağıldığı için, don ürünün tümüne zarar veremez. Bu nedenle çilek, yetiştiricilik riski en az olan meyve türlerinden biridir.
Çiçeklenme zamanı oransal nemin fazla olduğu ve yağışlı geçen bölgelerde hastalık sorunu artar. Özellikle meyvede çürüklük yapan Botrytis hastalığı büyük zararlanmalara neden olabilmektedir.
Bitkilerin üzeri saman vb ile örtülerek dondan korunduğunda çilek soğuk bölgelerde bile rahatça yetiştirilebilmektedir. Böylece soğuk Doğu Anadolu bölgesinden sıcak Akdeniz bölgesine kadar her yörede yetiştirilebilen hemen hemen tek meyve türü çilektir.
Toprak İstekleri
Çilekler saçak köklü bitkiler olup genel olarak derin, verimli, nem tutma kapasitesi yüksek, iyi drene edilmiş, kumlu-tınlı, milli ve süzek topraklarda daha iyi yetişmektedir. Ancak bu toprakların yanında, çok değişik tipli topraklarda da diğer ekolojik şartlar uygun olursa yetişebilmektedir.
Kireç miktarı fazla olan topraklar, çilek yetiştiriciliği için tavsiye edilmemektedir. Bu gibi alanlarda çilek yetiştiriciliği yapılması durumunda, fazla kireç demir alımını engellediği için çilekte kloroz görülmektedir. Bu tip topraklarda kloroza dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.Birçok çilek çeşidi hafif, kumlu, çakıllı veya taşlı topraklarda, killi ağır veya ıslak topraklara nazaran daha iyi yetişmektedirler. Yeni açılmış tarlalar eskilerine oranla daha fazla tercih edilmelidir. Çünkü bunlar daha verimli olup aynı zamanda daha az yabancı ot mücadelesi ve daha az toprak işlemesi istemektedir.
Tipi ne olursa olsun, suyu en iyi drene eden süzek toprak olmalıdır.
Toprak seçiminde hastalık ve nematod yönünden de temiz olmasına özen gösterilmesi gerekir. Çilek sökülen bir yere münavebe uygulamadan veya toprak ilaçlanmadan (Metil bromid vb.) tekrar çilek dikilmemelidir.
Diğer taraftan biber, patlıcan, patates ve domates gibi sebze yetiştirilen yerlerde, toprak en az 4-5 yıl dinlendirildikten sonra çilek yetiştiriciliği yapılmalıdır. Aksi takdirde hastalık ve zararlılar karlı bir üretim yapılmasını önler.
Kumlu topraklar genellikle biraz verimsiz olup üzerindeki bitkiler kuraklıktan çabuk zarar görebilmektedir. Hafif kumlu topraklar fazla miktarda su ve hümüse ihtiyaç gösterir. Toprak yorgunluğu hafif topraklarda daha çok görülmektedir.
Çilek kültürü yapılan toprakların hümüsce zengin olması istenir. Çilek en iyi olarak hafif asit karakterli topraklarda yetişir. Optimum pH=5.7-6.0 arasındadır. Ancak yeterli organik madde bulunan ve pH=5.0-7.0 arasındaki topraklarda da yetiştiriciliği yapılabilmektedir.
Diğer bir çok meyve türünün henüz pazara sürülmediği aylarda pazarda bulunabilmesi, albenisi ve C vitamini içeriinin oldukça yüksek oluşu, bu meyvenin son derece bilinçli hareket eden tüketicilere sahip ABD, Kanada, Japonya ve Avrupa pazarlarında çok tutulmasına ve yüksek fiyatlarla satılmasına neden olmuştur. Lezzetli, vitamin ve mineral maddece zengin, taze tüketimi yanında işlenerek ya da dondurularak kullanılan ve gün geçtikçe aranılan bir meyve olması nedeniyle son yıllarda geniş bir tüketiciye hitap eder olmuştur. Ara ziraat olarak yetiştiriciliği gibi, diğer ürünlerin sınırlı yetiştiği yamaç ve dağ köylerindeki arazide de yetiştirilebilmektedir. Değişik iklim ve toprak karakterleri yönünden ülkemiz çilek yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahiptir.
Çilek ülkemizde yakın bir geçmişe kadar sadece İstanbul, Bursa ve Karadeniz Ereğlisi yörelerinde yetiştirilirken günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Trakya ve Marmara bölgelerinde Mayıs ayının ilk haftasında, Ege bölgesinde Nisan ortalarında ve güney bölgelerinde Mart ayında olgunlaşmaktadır. Bu devre, ziraatla uğraşan kesimin en fazla paraya ihtiyaç duyduğu bir zamandır. Diğer ürünler için toprak hazırlama, ekim, dikim, gübreleme vb gibi birçok kültürel işlemlere masraf yapmak gerekmektedir. Kârlı bir ziraat kolu olan çilek üretiminde bu mevsimde kazanılan para diğer tarım kolları için büyük destek sağlamaktadır.
Çilek ara ziraatı olarak da yetiştirilebilmektedir. Yeni tesis edilen meyve bahçeleri arasında da çileklikler kurulabilir. İlk seneden itibaren meyve verebilmesi ve uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç göstermemesi nedeniyle, yeni tesis edilen meyve bahçesi verime yatıncaya kadar çiftçiye yan bir gelir sağlamış ve bu nedenle de bahçenin maliyet girdilerini azaltmış olur.
Türkiye'nin büyük bir kısmında çilek yetiştirilmektedir. Ancak Türkiye'deki çilek üretiminin büyük bir kısmını Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinin üretimi oluşturmaktadır.
İklim İstekleri
Çileğin büyümesine etki eden ekolojik faktörlerin başında iklim, mevki ve toprak gelmektedir. Bu faktörler çilek yetiştiriciliğinin yapılabilme sınırlarını belirleyebildiği gibi, değişik enlemlerde hangi yüksekliklere kadar çilek yetiştirilebileceğini tayin etmektedir. Bu ekolojik şartların aynı zamanda ürünün kalitesine de etkisi vardır.
Çilek -10 °C'ye kadar özel bir önlem almadan yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman, kuru yaprak vs gibi materyalle örtülerek dondan korunması gerekmektedir. İlkbaharın geç donları, Akdeniz Bölgesi ve benzeri yerlerde zararlı olabilmektedir. Çilekte çiçeklenme uzun bir döneme dağıldığı için, don ürünün tümüne zarar veremez. Bu nedenle çilek, yetiştiricilik riski en az olan meyve türlerinden biridir.
Çiçeklenme zamanı oransal nemin fazla olduğu ve yağışlı geçen bölgelerde hastalık sorunu artar. Özellikle meyvede çürüklük yapan Botrytis hastalığı büyük zararlanmalara neden olabilmektedir.
Bitkilerin üzeri saman vb ile örtülerek dondan korunduğunda çilek soğuk bölgelerde bile rahatça yetiştirilebilmektedir. Böylece soğuk Doğu Anadolu bölgesinden sıcak Akdeniz bölgesine kadar her yörede yetiştirilebilen hemen hemen tek meyve türü çilektir.
Toprak İstekleri
Çilekler saçak köklü bitkiler olup genel olarak derin, verimli, nem tutma kapasitesi yüksek, iyi drene edilmiş, kumlu-tınlı, milli ve süzek topraklarda daha iyi yetişmektedir. Ancak bu toprakların yanında, çok değişik tipli topraklarda da diğer ekolojik şartlar uygun olursa yetişebilmektedir.
Kireç miktarı fazla olan topraklar, çilek yetiştiriciliği için tavsiye edilmemektedir. Bu gibi alanlarda çilek yetiştiriciliği yapılması durumunda, fazla kireç demir alımını engellediği için çilekte kloroz görülmektedir. Bu tip topraklarda kloroza dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.Birçok çilek çeşidi hafif, kumlu, çakıllı veya taşlı topraklarda, killi ağır veya ıslak topraklara nazaran daha iyi yetişmektedirler. Yeni açılmış tarlalar eskilerine oranla daha fazla tercih edilmelidir. Çünkü bunlar daha verimli olup aynı zamanda daha az yabancı ot mücadelesi ve daha az toprak işlemesi istemektedir.
Tipi ne olursa olsun, suyu en iyi drene eden süzek toprak olmalıdır.
Toprak seçiminde hastalık ve nematod yönünden de temiz olmasına özen gösterilmesi gerekir. Çilek sökülen bir yere münavebe uygulamadan veya toprak ilaçlanmadan (Metil bromid vb.) tekrar çilek dikilmemelidir.
Diğer taraftan biber, patlıcan, patates ve domates gibi sebze yetiştirilen yerlerde, toprak en az 4-5 yıl dinlendirildikten sonra çilek yetiştiriciliği yapılmalıdır. Aksi takdirde hastalık ve zararlılar karlı bir üretim yapılmasını önler.
Kumlu topraklar genellikle biraz verimsiz olup üzerindeki bitkiler kuraklıktan çabuk zarar görebilmektedir. Hafif kumlu topraklar fazla miktarda su ve hümüse ihtiyaç gösterir. Toprak yorgunluğu hafif topraklarda daha çok görülmektedir.
Çilek kültürü yapılan toprakların hümüsce zengin olması istenir. Çilek en iyi olarak hafif asit karakterli topraklarda yetişir. Optimum pH=5.7-6.0 arasındadır. Ancak yeterli organik madde bulunan ve pH=5.0-7.0 arasındaki topraklarda da yetiştiriciliği yapılabilmektedir.
Çeşit Seçimi ve Çeşitler
Diğer bütün meyve türlerinde olduğu gibi çilek yetiştiriciliğinde de bölge, iklim şartları ve üretim amacına (sofralık veya sanayilik) uygun çeşitlerin seçimi oldukça önemlidir.
Çeşit seçerken;
*Çeşit bulunduğu bölgeye uygun,
*Verimli ve hastalıklara dayanıklı,
*Pazarın aradığı bir çeşit,
*Yola ve taşımaya dayanıklı,
*Bitkisi kuvvetli gelişen ve kloroza dayanıklı olmalıdır.
Bu özellikler dışında yetiştirme amacına bağlı olarak; eğer seracılığa uygun çeşit seçimi düşünülüyorsa erkencilik, bazı bölgelerde ise son turfanda hasat bazen meyve iriliği önemli olabilmektedir.
Çeşidi ve özelliği belli olmayan, kaynağı belli olmayan fideler ile bahçe kurulmamalıdır. Bu tip fidelerde çeşitler karıştığı için meyvenin pazar değeri, verim ve pazarlamada güçlüklerle karşılaşılır.
Bölgelere göre değişmekle birlikte yaygın olarak kullanılan çeşitler;
PAJARO
Sofralık ve derin dondurulmaya uygun olan bu çeşit konik şekilli, meyve eti sert, aroması iyidir. Orta erkenci, yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz ve Ege bölgeleri için uygundur. Kloroza duyarlı ancak Botrytise dayanıklıdır.
CHANDLER
Sofralık olan bu çeşit konik şekilli, meyve eti sert, aroması iyidir. Orta erkenci, yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz ve Ege bölgeleri için uygundur. Kloroza duyarlı ancak Botrytise dayanıklıdır.
SWEET CHARLIE
Ticari olarak üretimi yapılan çilek çeşitleri içerisinde en erkenci çeşitlerdendir. Orta irilikte meyve, meyve rengi parlak açık kırmızı, meyve eti rengi açık turuncu, tat çok iyi, meyve kalitesi yüksek.
SELVA
Gün-nötr özelliğe sahip olan bu çeşit, konik şekilli, meyve eti sert, aroması orta ve sofralık bir çeşittir. Yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri için önerilmektedir. Kloroza duyarlılık orta, Botrytise dayanıklıdır.
RAPELLA
Gün-nötr özelliğe sahip olan bu çeşit, yuvarlak-konik şekilli, meyve eti sert, aroması iyi ve sofralık bir çeşittir. Yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri için önerilmektedir. Kloroza duyarlılık orta, Botrytise dayanıklıdır.
SEACCAPE
Gün-nötr özelliğe sahip olan bu çeşit yuvarlak konik şekilli, meyve eti sert, aromalı, verimli ve oldukça erkencidir. Akdeniz Bölgesinde erkenci çilek yetiştiriciliğinde yaygınlaştırılması gereken bir çeşittir. Yaprak leke hastalığına duyarlıdır.
Diğer bütün meyve türlerinde olduğu gibi çilek yetiştiriciliğinde de bölge, iklim şartları ve üretim amacına (sofralık veya sanayilik) uygun çeşitlerin seçimi oldukça önemlidir.
Çeşit seçerken;
*Çeşit bulunduğu bölgeye uygun,
*Verimli ve hastalıklara dayanıklı,
*Pazarın aradığı bir çeşit,
*Yola ve taşımaya dayanıklı,
*Bitkisi kuvvetli gelişen ve kloroza dayanıklı olmalıdır.
Bu özellikler dışında yetiştirme amacına bağlı olarak; eğer seracılığa uygun çeşit seçimi düşünülüyorsa erkencilik, bazı bölgelerde ise son turfanda hasat bazen meyve iriliği önemli olabilmektedir.
Çeşidi ve özelliği belli olmayan, kaynağı belli olmayan fideler ile bahçe kurulmamalıdır. Bu tip fidelerde çeşitler karıştığı için meyvenin pazar değeri, verim ve pazarlamada güçlüklerle karşılaşılır.
Bölgelere göre değişmekle birlikte yaygın olarak kullanılan çeşitler;
PAJARO
Sofralık ve derin dondurulmaya uygun olan bu çeşit konik şekilli, meyve eti sert, aroması iyidir. Orta erkenci, yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz ve Ege bölgeleri için uygundur. Kloroza duyarlı ancak Botrytise dayanıklıdır.
CHANDLER
Sofralık olan bu çeşit konik şekilli, meyve eti sert, aroması iyidir. Orta erkenci, yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz ve Ege bölgeleri için uygundur. Kloroza duyarlı ancak Botrytise dayanıklıdır.
SWEET CHARLIE
Ticari olarak üretimi yapılan çilek çeşitleri içerisinde en erkenci çeşitlerdendir. Orta irilikte meyve, meyve rengi parlak açık kırmızı, meyve eti rengi açık turuncu, tat çok iyi, meyve kalitesi yüksek.
SELVA
Gün-nötr özelliğe sahip olan bu çeşit, konik şekilli, meyve eti sert, aroması orta ve sofralık bir çeşittir. Yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri için önerilmektedir. Kloroza duyarlılık orta, Botrytise dayanıklıdır.
RAPELLA
Gün-nötr özelliğe sahip olan bu çeşit, yuvarlak-konik şekilli, meyve eti sert, aroması iyi ve sofralık bir çeşittir. Yüksek verimli olan bu çeşit Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri için önerilmektedir. Kloroza duyarlılık orta, Botrytise dayanıklıdır.
SEACCAPE
Gün-nötr özelliğe sahip olan bu çeşit yuvarlak konik şekilli, meyve eti sert, aromalı, verimli ve oldukça erkencidir. Akdeniz Bölgesinde erkenci çilek yetiştiriciliğinde yaygınlaştırılması gereken bir çeşittir. Yaprak leke hastalığına duyarlıdır.
OSO GRANDE
Sofralık yetiştiriciliğe uygun olan bu çeşidin bitkileri kuvvetli büyür. Yüksek verimli olup, kaliteli meyvelere sahiptir. Kloroza dayanıklıdır. Akdeniz ve Ege Bölgeleri için uygundur.
DORIT (216)
Sofralık yetiştiriciliğe uygun bir çeşittir. Yuvarlak konik şekilli, meyve eti sert, aromalı, verimli ve oldukça erkencidir. Akdeniz Bölgesinde yetiştiriciliği yaygınlaşmaktadır. Erkenci bir çeşittir. Akdeniz, Ege ve Marmara bölgeleri için uygundur. Botrytise dayanıklı, kloroza ve yaprak leke hastalığına duyarlıdır.
CAMAROSA
Sofralık yetiştiriciliğe uygun olan bu çeşit oldukça yüksek verimli olup kaliteli meyvelere sahiptir. Meyve eti sert, çok iri ve aromalıdır. Bitkileri çok kuvvetli büyür. Akdeniz Bölgesi çilek yetiştiriciliğine uygundur.
HONEOYE
Derin dondurulmaya ve sanayiye uygun olan bu çeşit konik şekilli, meyve dış rengi koyu kırmızı olup, meyve eti serttir. Kloroza, Botrytise dayanıklıdır. Soğuk Bölgeler için yetiştiriciliğe uygundur.
YALOVA-15
"Tioga x Arnavutköy" çeşitlerinin melezlenmesi sonucunda Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nce ıslah edilip 1985 yılında üretime sunulmuştur. Bitki kuvvetli gelişmekte. Kloroza dayanıklı, meyve eti orta sert tat ve kokusu çok iyi, yerli çeşitlerimizi aratmayacak bir aromaya sahiptir. Saptan kopması çok kolay, bitkisi kuvvetlidir. Derin dondurulmaya uygun olan bu çeşit Akdeniz bölgesi dışında tüm bölgelere önerilir.
YALOVA-104
"Yalova-13 x Tioga" çeşitlerinin melezlenmesi sonucunda Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nce ıslah edilip 1985 yılında üretime sunulmuştur. Bitki kuvvetli gelişmekte ve orta yaygınlıkta gelişmektedir. Kloroza dayanıklı, çiçek sapı orta uzunlukta, meyve koyu kırmızı, tat kalitesi iyi, meyve şekli basık konik, hafif dilimli, meyve içi dolu, meyve eti sert, meyveler oldukça iri, orta geççi bir çeşittir. Hasadın başlangıcında meyvelerde şekil bozukluğu görülebilmektedir.
TIOGA
Meyveleri uzun konik şeklinde, parlak koyu kırmızı renkli, orta irilikte meyveye sahiptir. Küçük parlak sarı renkli olan (akenler) cevizcikler meyve etine batık olmadığından toplama ve sınıflama sırasında meyve etinde fazla zararlanma olmamaktadır. Çanak yapraklar meyveden kolay ayrılmaktadır. Meyve eti rengi kırmızıdır. Tioga, eti sert, lezzetli ve verimli bir çeşittir. Ancak pH'nın yüksek olduğu kireçli topraklarda demir klorozuna duyarlıdır. Yola dayanımı iyi olan, orta erkenci, sofralık ve sanayi çeşididir.
Sofralık yetiştiriciliğe uygun olan bu çeşidin bitkileri kuvvetli büyür. Yüksek verimli olup, kaliteli meyvelere sahiptir. Kloroza dayanıklıdır. Akdeniz ve Ege Bölgeleri için uygundur.
DORIT (216)
Sofralık yetiştiriciliğe uygun bir çeşittir. Yuvarlak konik şekilli, meyve eti sert, aromalı, verimli ve oldukça erkencidir. Akdeniz Bölgesinde yetiştiriciliği yaygınlaşmaktadır. Erkenci bir çeşittir. Akdeniz, Ege ve Marmara bölgeleri için uygundur. Botrytise dayanıklı, kloroza ve yaprak leke hastalığına duyarlıdır.
CAMAROSA
Sofralık yetiştiriciliğe uygun olan bu çeşit oldukça yüksek verimli olup kaliteli meyvelere sahiptir. Meyve eti sert, çok iri ve aromalıdır. Bitkileri çok kuvvetli büyür. Akdeniz Bölgesi çilek yetiştiriciliğine uygundur.
HONEOYE
Derin dondurulmaya ve sanayiye uygun olan bu çeşit konik şekilli, meyve dış rengi koyu kırmızı olup, meyve eti serttir. Kloroza, Botrytise dayanıklıdır. Soğuk Bölgeler için yetiştiriciliğe uygundur.
YALOVA-15
"Tioga x Arnavutköy" çeşitlerinin melezlenmesi sonucunda Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nce ıslah edilip 1985 yılında üretime sunulmuştur. Bitki kuvvetli gelişmekte. Kloroza dayanıklı, meyve eti orta sert tat ve kokusu çok iyi, yerli çeşitlerimizi aratmayacak bir aromaya sahiptir. Saptan kopması çok kolay, bitkisi kuvvetlidir. Derin dondurulmaya uygun olan bu çeşit Akdeniz bölgesi dışında tüm bölgelere önerilir.
YALOVA-104
"Yalova-13 x Tioga" çeşitlerinin melezlenmesi sonucunda Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nce ıslah edilip 1985 yılında üretime sunulmuştur. Bitki kuvvetli gelişmekte ve orta yaygınlıkta gelişmektedir. Kloroza dayanıklı, çiçek sapı orta uzunlukta, meyve koyu kırmızı, tat kalitesi iyi, meyve şekli basık konik, hafif dilimli, meyve içi dolu, meyve eti sert, meyveler oldukça iri, orta geççi bir çeşittir. Hasadın başlangıcında meyvelerde şekil bozukluğu görülebilmektedir.
TIOGA
Meyveleri uzun konik şeklinde, parlak koyu kırmızı renkli, orta irilikte meyveye sahiptir. Küçük parlak sarı renkli olan (akenler) cevizcikler meyve etine batık olmadığından toplama ve sınıflama sırasında meyve etinde fazla zararlanma olmamaktadır. Çanak yapraklar meyveden kolay ayrılmaktadır. Meyve eti rengi kırmızıdır. Tioga, eti sert, lezzetli ve verimli bir çeşittir. Ancak pH'nın yüksek olduğu kireçli topraklarda demir klorozuna duyarlıdır. Yola dayanımı iyi olan, orta erkenci, sofralık ve sanayi çeşididir.
TUFTS
Özellikle Tioga çeşidinin yetiştirildiği bazı bölgelerde yaz dikimine adapte olmuştur. Olgunlaşma dönemi uzun, bitkileri orta kuvvette ve çok verimlidir. Meyveleri ortalama 17-20 g ağırlığında, Tioga' dan daha büyük, uzun konik ve özellikle ilk meyveler basık konik şeklindedir. Albenisi iyi, dış rengi kırmızı portakal renkte. Yola dayanımı iyi olan Tufts, Tioga' dan 5-7 gün daha önce olgunlaşmaktadır, meyve şekli boyunlu-konik, meyve parlak kırmızı ve meyve eti açık kırmızıdır. Marmara ve Karadeniz bölgesine önerilir.
ALISO
Bir Amerikan çeşididir. Meyvesi iri, orta erkenci meyve eti orta-sert, oldukça verimli, tat kalitesi orta, bitkisi kuvvetli, meyvenin saptan kopması oldukça kolay, erkenci ve seraya da uygun bir çeşittir. Derin dondurulmaya uygun değildir. Reçel marmelat ve meyve suyuna oldukça uygun olan bu çeşidin yetiştiriciliği bütün bölgelere önerilir.
DOUGLAS
Meyvesi iri orta erkençi (Aliso�dan birkaç gün önce) meyve eti sert, oldukça verimli, tat ve kalitesi iyi, konik şekilli, bitkisi kuvvetli, meyvenin saptan kopması kolay, sofralık ve derin dondurulmaya uygundur. Kloroza duyarlı ancak Botrytise (meyve çürüklüğü) dayanıklıdır. Tüm bölgeler için tavsiye edilir. Sofralık ve derin dondurulmaya uygun olan bu çeşit, meyve eti sert, aroması iyi, oldukça verimli bir çeşittir. Yetiştiriciliği tüm bölgeler için uygundur.
POCAHONTAS
Meyvesi orta iri, meyve şekli yuvarlak konik, meyve parlak koyu kırmızı, meyve eti rengi dış renkten daha açık, mevye eti orta sert, meyve içi dolu saptan kopması kolay, meyve çürüklüğüne dayanıklı, kloroza orta dayanıklı, sofralık derin dondurulmaya ve sanayiye uygun tat ve koku iyi. Oldukça verimli olan. Tüm bölgeler için tavsiye edilir.
VISTA
Kaliforniya Üniversitesi tarafından melezleme ıslahı ile elde edilmiştir. Köşeli uzun meyveli olan bu çeşit parlak kırmızı meyve dış renge sahiptir. Meyve eti rengi dış renge yakın. Meyve içi dolgunluğu yarı dolu, saptan kopması zor, kloroza duyarlı, meyve çürüklüğüne dayanıklı, sofralık bir çeşit olan Vista verimli orta erkenci bir çeşittir (Tioga'dan 10 gün önce olgunlaşır).
KABARLA
Sera ve açıkta yetiştiricilik için uygun özelliklere sahip olan bu çeşit, yüksek verimli, erkenci, meyveleri konik şekilli, orta irilikte, meyve eti orta serttir. Akdeniz ve Ege Bölgeleri için önerilmektedir.
REDLANS HOPE
Sera ve açıkta yetiştiricilik için uygun özelliklere sahip olan bu çeşit, meyveleri konik şekilli, iri ve meyve eti orta serttir. Meyve parlak açık kırmızı renkte meyve eti rengi soluk pembedir. Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri için önerilmektedir.
Toprak Hazırlama ve Dikim
Çilek dikilecek toprak kumsal ise 4-6 ton, normal topraklarda 3-4 ton yanmış çiftlik gübresi, toprak tahlilinden sonra ve dikimden önce 30-35 kg/da azot, fosfor ve potas içeren kompoze gübre verilmelidir. Gübrelemeden sonra, toprak işlenerek gübrenin toprağa karışması sağlanmalıdır. Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır. Toprak iyice işlendikten sonra dikim yastıkları hazırlanmalıdır.
Özellikle Tioga çeşidinin yetiştirildiği bazı bölgelerde yaz dikimine adapte olmuştur. Olgunlaşma dönemi uzun, bitkileri orta kuvvette ve çok verimlidir. Meyveleri ortalama 17-20 g ağırlığında, Tioga' dan daha büyük, uzun konik ve özellikle ilk meyveler basık konik şeklindedir. Albenisi iyi, dış rengi kırmızı portakal renkte. Yola dayanımı iyi olan Tufts, Tioga' dan 5-7 gün daha önce olgunlaşmaktadır, meyve şekli boyunlu-konik, meyve parlak kırmızı ve meyve eti açık kırmızıdır. Marmara ve Karadeniz bölgesine önerilir.
ALISO
Bir Amerikan çeşididir. Meyvesi iri, orta erkenci meyve eti orta-sert, oldukça verimli, tat kalitesi orta, bitkisi kuvvetli, meyvenin saptan kopması oldukça kolay, erkenci ve seraya da uygun bir çeşittir. Derin dondurulmaya uygun değildir. Reçel marmelat ve meyve suyuna oldukça uygun olan bu çeşidin yetiştiriciliği bütün bölgelere önerilir.
DOUGLAS
Meyvesi iri orta erkençi (Aliso�dan birkaç gün önce) meyve eti sert, oldukça verimli, tat ve kalitesi iyi, konik şekilli, bitkisi kuvvetli, meyvenin saptan kopması kolay, sofralık ve derin dondurulmaya uygundur. Kloroza duyarlı ancak Botrytise (meyve çürüklüğü) dayanıklıdır. Tüm bölgeler için tavsiye edilir. Sofralık ve derin dondurulmaya uygun olan bu çeşit, meyve eti sert, aroması iyi, oldukça verimli bir çeşittir. Yetiştiriciliği tüm bölgeler için uygundur.
POCAHONTAS
Meyvesi orta iri, meyve şekli yuvarlak konik, meyve parlak koyu kırmızı, meyve eti rengi dış renkten daha açık, mevye eti orta sert, meyve içi dolu saptan kopması kolay, meyve çürüklüğüne dayanıklı, kloroza orta dayanıklı, sofralık derin dondurulmaya ve sanayiye uygun tat ve koku iyi. Oldukça verimli olan. Tüm bölgeler için tavsiye edilir.
VISTA
Kaliforniya Üniversitesi tarafından melezleme ıslahı ile elde edilmiştir. Köşeli uzun meyveli olan bu çeşit parlak kırmızı meyve dış renge sahiptir. Meyve eti rengi dış renge yakın. Meyve içi dolgunluğu yarı dolu, saptan kopması zor, kloroza duyarlı, meyve çürüklüğüne dayanıklı, sofralık bir çeşit olan Vista verimli orta erkenci bir çeşittir (Tioga'dan 10 gün önce olgunlaşır).
KABARLA
Sera ve açıkta yetiştiricilik için uygun özelliklere sahip olan bu çeşit, yüksek verimli, erkenci, meyveleri konik şekilli, orta irilikte, meyve eti orta serttir. Akdeniz ve Ege Bölgeleri için önerilmektedir.
REDLANS HOPE
Sera ve açıkta yetiştiricilik için uygun özelliklere sahip olan bu çeşit, meyveleri konik şekilli, iri ve meyve eti orta serttir. Meyve parlak açık kırmızı renkte meyve eti rengi soluk pembedir. Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri için önerilmektedir.
Toprak Hazırlama ve Dikim
Çilek dikilecek toprak kumsal ise 4-6 ton, normal topraklarda 3-4 ton yanmış çiftlik gübresi, toprak tahlilinden sonra ve dikimden önce 30-35 kg/da azot, fosfor ve potas içeren kompoze gübre verilmelidir. Gübrelemeden sonra, toprak işlenerek gübrenin toprağa karışması sağlanmalıdır. Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır. Toprak iyice işlendikten sonra dikim yastıkları hazırlanmalıdır.
Masura genişliği ........ 60-70 cm
Masuralar arası ......... 30-40 cm
Masura yüksekliği ...... 15- 20 cm
Bitkilerin dikim aralığı
Sıra üzeri................... 30 cm
Sıra arası................... 25 cm
Azami masura uzunluğu..... 50 m

Açıkta yetiştiricilik ve plastik malç kullanımı
1 DEKAR ALAN İÇİN İHTİYAÇ DUYULAN FİDE MİKTARI:
SERA YETİŞTİRİCİLİĞİNDE:
5.500-6.000 ADET
AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİKTE:
6.500-7.000 ADET


Plastik ve saman malç olarak kullanımı
Yetiştirme Sistemleri
Dikim Zamanları

Bakım
Toprak Hazırlığı
Gübreleme
Sulama
Dondan Korunması
Kolların (stolonların) kesilmesi
Çilek yetiştiriciliğinde kaliteli ürün elde etmede zirai mücadelenin rolü büyüktür. Teknik bilginin artmasıyla son zamanlarda üretici üretimini yaptığı çilek meyve ve fidesi için çeşitli hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama yapmaktadır. Özellikle erkenciliğe yönelik seralarda ve nisbi rutubetin yüksek olduğu bölgelerde mavi küf (Botrytis) hastalığı, kırmızı örümcek ve thripslere karşı yoğun bir ilaçlama yapılmaktadır. Meyvelerin toprağa değerek çürümelerini önlemek amacıyla güney bölgelerinde malçlama yapılmaktadır.
1 DEKAR ALAN İÇİN İHTİYAÇ DUYULAN FİDE MİKTARI:
SERA YETİŞTİRİCİLİĞİNDE:
5.500-6.000 ADET
AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİKTE:
6.500-7.000 ADET

MALÇLAMA
Çilek üretim alanının plastik, saman, kuru ot v.s. ile örtülmesine "malçlama" denir. Malçlama ile;
*Ot kontrolü,
*Sulama aralığının uzatılması,
*Meyvelerin temiz kalması,
*Meyvelerde daha az meyve çürüklüğü (Botrytis) görülür.
En pratik malçlama plastik malç ile yapılmaktadır. Dikim yastıkları hazırlanırken elde mevcut plastiğin genişliği dikkate alınmalıdır. Kullanılacak plastik mutlaka güneş ışınlarına dayanıklı (UV katkılı) olmalıdır.
Çilek üretim alanının plastik, saman, kuru ot v.s. ile örtülmesine "malçlama" denir. Malçlama ile;
*Ot kontrolü,
*Sulama aralığının uzatılması,
*Meyvelerin temiz kalması,
*Meyvelerde daha az meyve çürüklüğü (Botrytis) görülür.
En pratik malçlama plastik malç ile yapılmaktadır. Dikim yastıkları hazırlanırken elde mevcut plastiğin genişliği dikkate alınmalıdır. Kullanılacak plastik mutlaka güneş ışınlarına dayanıklı (UV katkılı) olmalıdır.

Yetiştirme Sistemleri
ÖRTÜALTI YETİŞTİRİCİLİĞİ
Isıtılan ve ısıtılmayan cam sera veya yüksek ve alçak tünellerde yapılmaktadır. Bu yetiştiricilikte dekar başına yapılan giderler çok fazladır. Bu nedenle en erken en yüksek verim verebilen örtü sistemlerinin ve buna uygun dikim yöntemlerinin ve çeşitlerin seçilmesi gerekmektedir. Seralarda 4-6 hafta, yüksek tünellerde 2-4 hafta, alçak tünellerde 1-2 hafta erkencilik sağlanabilir. Örtü altında Aralık-Ocak aylarından itibaren ürün elde edebilmektedir.
AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİK
Çilek -10 C° ye kadar özel bir tedbir almadan yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman, kuru yaprak gibi materyaller ile örtülerek dondan korunması gerekir. İlk ürünler Akdeniz bölgesinde Mart ortasından itibaren, diğer bölgelerimizde ise Mayıs-haziran aylarından itibaren alınmaya başlar. Verim örtü altı yetiştiriciliğine göre düşüktür. Kış aylarındaki düşük sıcaklıklardan, açan çiçek ve meyveler zararlanmaktadır.
Isıtılan ve ısıtılmayan cam sera veya yüksek ve alçak tünellerde yapılmaktadır. Bu yetiştiricilikte dekar başına yapılan giderler çok fazladır. Bu nedenle en erken en yüksek verim verebilen örtü sistemlerinin ve buna uygun dikim yöntemlerinin ve çeşitlerin seçilmesi gerekmektedir. Seralarda 4-6 hafta, yüksek tünellerde 2-4 hafta, alçak tünellerde 1-2 hafta erkencilik sağlanabilir. Örtü altında Aralık-Ocak aylarından itibaren ürün elde edebilmektedir.
AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİK
Çilek -10 C° ye kadar özel bir tedbir almadan yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman, kuru yaprak gibi materyaller ile örtülerek dondan korunması gerekir. İlk ürünler Akdeniz bölgesinde Mart ortasından itibaren, diğer bölgelerimizde ise Mayıs-haziran aylarından itibaren alınmaya başlar. Verim örtü altı yetiştiriciliğine göre düşüktür. Kış aylarındaki düşük sıcaklıklardan, açan çiçek ve meyveler zararlanmaktadır.
Dikim Zamanları

* Yüzlek Dikim * Doğru Dikim * Derin Dikim
Çilek fidesinin dikiminde dikim derinliğine mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir. Dikim yukarıdaki "Doğru Dikim" şekline uygun olarak yapılmalıdır.
Dikimden sonra mutlaka CAN SUYU verilmelidir
Çilek fidesinin dikiminde dikim derinliğine mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir. Dikim yukarıdaki "Doğru Dikim" şekline uygun olarak yapılmalıdır.
Dikimden sonra mutlaka CAN SUYU verilmelidir
Yaz Dikimi
Yaz dikiminde Frigo fideler kullanılmaktadır. Frigo fide fidelikten Aralık-Ocak aylarında sökülerek temizlenen fideler Benlate ile ilaçlanarak -2 C° de soğuk hava depolarında muhafaza edilmiş olan fidelerdir. Dikimi yapılan frigo fideler 15-20 gün süresince günde 3-4 defa yağmurlama sulama ile sulanmalıdır. Aksi halde yılın en sıcak günleri olmasından dolayı fidelerin tutma şansı azalmaktadır. Yaz dikiminde dikimden sonra açan çiçekler mutlaka koparılmalıdır. Bu dikim sisteminde dekara 6.000-7.000 adet fide kullanılmaktadır. Yetiştirme bölgesi ve bakım şartlarına bağlı olarak bu dikim sisteminde bir dekarlık alandan 5-7 ton ürün alınabilmektedir. Kış dikimine göre verim 2-3 kat fazladır. Bölgelere göre dikim tarihleri aşağıda verilmiştir.
Yaz dikiminde Frigo fideler kullanılmaktadır. Frigo fide fidelikten Aralık-Ocak aylarında sökülerek temizlenen fideler Benlate ile ilaçlanarak -2 C° de soğuk hava depolarında muhafaza edilmiş olan fidelerdir. Dikimi yapılan frigo fideler 15-20 gün süresince günde 3-4 defa yağmurlama sulama ile sulanmalıdır. Aksi halde yılın en sıcak günleri olmasından dolayı fidelerin tutma şansı azalmaktadır. Yaz dikiminde dikimden sonra açan çiçekler mutlaka koparılmalıdır. Bu dikim sisteminde dekara 6.000-7.000 adet fide kullanılmaktadır. Yetiştirme bölgesi ve bakım şartlarına bağlı olarak bu dikim sisteminde bir dekarlık alandan 5-7 ton ürün alınabilmektedir. Kış dikimine göre verim 2-3 kat fazladır. Bölgelere göre dikim tarihleri aşağıda verilmiştir.
Kış Dikimi
Kışları ılık geçen yerlerde (Akdeniz Bölgesi) Ekim-Kasım aylarında taze fide ile yapılan dikim şeklidir. Fide kökleri 8-10 cm kalacak şekilde ve taç tuvaleti 2-3 genç yaprak olacak şekilde yapılır. Fideler %0.1 lik Benlate çözeltisine 5-10 dakika batırılıp açılan çukurlara tam kök boğazı hizasında dikilir. Derin ve yüzlek dikimden kaçınılmalıdır. Dikimden sonra bolca can suyu verilmelidir. Fideler kontrol edilip derin ve yüzlek dikilenler düzeltilmelidir. Dikim 25 x 30 cm arlık ve mesafelerle üçgen şeklinde yapılır. Dekara 7.000-8.000 adet fide dikilir. Verim dekara birinci yıl 750-1000 kg dır. Ancak ikinci yıl 4-5 ton ürün alınabilir.
Kışları ılık geçen yerlerde (Akdeniz Bölgesi) Ekim-Kasım aylarında taze fide ile yapılan dikim şeklidir. Fide kökleri 8-10 cm kalacak şekilde ve taç tuvaleti 2-3 genç yaprak olacak şekilde yapılır. Fideler %0.1 lik Benlate çözeltisine 5-10 dakika batırılıp açılan çukurlara tam kök boğazı hizasında dikilir. Derin ve yüzlek dikimden kaçınılmalıdır. Dikimden sonra bolca can suyu verilmelidir. Fideler kontrol edilip derin ve yüzlek dikilenler düzeltilmelidir. Dikim 25 x 30 cm arlık ve mesafelerle üçgen şeklinde yapılır. Dekara 7.000-8.000 adet fide dikilir. Verim dekara birinci yıl 750-1000 kg dır. Ancak ikinci yıl 4-5 ton ürün alınabilir.
Sonbahar Dikimi
Fidelikten sökülen taze fidelerle Eylül-Ekim aylarında yapılan dikim şeklidir. Fideler %0.1 lik Benlate çözeltisine 5-10 dakika batırılıp açılan çukurlara tam kök boğazı hizasında dikilir. Derin ve yüzlek dikimden kaçınılmalıdır. Dikimden sonra bolca can suyu verilmelidir. Fideler kontrol edilip derin ve yüzlek dikilenler düzeltilmelidir. Dikim 25 x 30 cm arlık ve mesafelerle üçgen şeklinde yapılır. Dekara 7.500-8.000 adet fide dikilir. Verim dekara birinci yıl 750-1000 kg dır. Ancak ikinci yıl 3-4 ton ürün alınabilir.
Ülkemizde fide dikim zamanları bölgelere ve kullanılan fide niteliğine göre değişmektedir. Çilekte genelde sonbaharda yapılıyorsa da ülkemizde son yıllarda (özellikle Akdeniz bölgesinde) "frigo fide" kullanılarak yazın dikim yapılmaktadır.
Fidelikten sökülen taze fidelerle Eylül-Ekim aylarında yapılan dikim şeklidir. Fideler %0.1 lik Benlate çözeltisine 5-10 dakika batırılıp açılan çukurlara tam kök boğazı hizasında dikilir. Derin ve yüzlek dikimden kaçınılmalıdır. Dikimden sonra bolca can suyu verilmelidir. Fideler kontrol edilip derin ve yüzlek dikilenler düzeltilmelidir. Dikim 25 x 30 cm arlık ve mesafelerle üçgen şeklinde yapılır. Dekara 7.500-8.000 adet fide dikilir. Verim dekara birinci yıl 750-1000 kg dır. Ancak ikinci yıl 3-4 ton ürün alınabilir.
Ülkemizde fide dikim zamanları bölgelere ve kullanılan fide niteliğine göre değişmektedir. Çilekte genelde sonbaharda yapılıyorsa da ülkemizde son yıllarda (özellikle Akdeniz bölgesinde) "frigo fide" kullanılarak yazın dikim yapılmaktadır.
Fidelerin Dikimi
Bitkiler plastik torbalar içerisinde değillerse, köklerini nemli tutmalı, fakat asla ıslak bir ortamda bırakmamalıdır. Yapraklar su içinde tutulmamalı, bitkiler araziye ıslak çuvallarla kaplanmış sepetlerle götürülmelidir. Fideler dikilirken kök boğazı kısmı (taç gövdesinin orta noktası) toprak yüzeyi ile aynı seviyede olmalıdır. Fidelerin çok derin veya kökleri açıkta kalacak şekilde yüzlek dikilmeleri zararlıdır. Dikim için sökülen fidelerin kökleri uzunsa dikimden önce 8-10 cm'den kesilmelidir.
Fidelerde fazla yaprak varsa bitki üzerinde genç olanlarında 2-3 adeti bırakılarak diğerlerini ayıklanırsa tutum oranını artar.Belle açılan çukurlara bitki yerleştirilip çukurun hemen yanında beli tekrar köklerin üzerine doğru bastırmalı ve kök bölgesini toprak ile iyice sıkıştırmalıdır. Burada dikkat edilecek husus kök bölgesinde bir hava boşluğunun kalmasıdır. Bu nedenle fide diken kişi, elleriyle veya ayağı ile fidenin etrafındaki toprağı bastırarak sıkıştırması gerekir.
Bitkiler plastik torbalar içerisinde değillerse, köklerini nemli tutmalı, fakat asla ıslak bir ortamda bırakmamalıdır. Yapraklar su içinde tutulmamalı, bitkiler araziye ıslak çuvallarla kaplanmış sepetlerle götürülmelidir. Fideler dikilirken kök boğazı kısmı (taç gövdesinin orta noktası) toprak yüzeyi ile aynı seviyede olmalıdır. Fidelerin çok derin veya kökleri açıkta kalacak şekilde yüzlek dikilmeleri zararlıdır. Dikim için sökülen fidelerin kökleri uzunsa dikimden önce 8-10 cm'den kesilmelidir.
Fidelerde fazla yaprak varsa bitki üzerinde genç olanlarında 2-3 adeti bırakılarak diğerlerini ayıklanırsa tutum oranını artar.Belle açılan çukurlara bitki yerleştirilip çukurun hemen yanında beli tekrar köklerin üzerine doğru bastırmalı ve kök bölgesini toprak ile iyice sıkıştırmalıdır. Burada dikkat edilecek husus kök bölgesinde bir hava boşluğunun kalmasıdır. Bu nedenle fide diken kişi, elleriyle veya ayağı ile fidenin etrafındaki toprağı bastırarak sıkıştırması gerekir.
Dikim Sonrası Bakım
*Yaz dikiminde, dikimden sonra sulama, kol temizliği, zararlı ve hastalıklarla mücadele, ot mücadelesi yapılmalıdır.
*Kış dikiminde yaz dikiminde olduğu gibi sulama kol temizliği, ilaç veya çapa ile yabancı ot mücadelesi, zararlı ve hastalıklarla mücadele yapılmalıdır.
*Çilek gübrelemesinde dikimden önce verilen potas ve fosfor yeterli olmaktadır. Bu nedenle yıllık gübrelemelerde sadece azotlu gübreler kullanılır. Uzun süre kullanımda toprak pH'sını yükselteceği için amonyum sülfat tercih edilmemelidir.
*Hasattan sonra gübreleme, sulama, kol temizliği ve ot mücadelesine mutlak devam edilmelidir. Sulama düzenli olarak yapılmalıdır.
*Hasattan sonraki bakım işlemlerinin ihmali gelecek yılın verimini etkileyecektir.
Dikim Sistemleri
Düz arazi üzerine dikim : Burada fideler değişik aralık ve mesafelerde sıralar halinde dikilir. Uzun meyve saplı çeşitlerde meyvelerin toprağa temas edip kirlenmemesi için toprak yüzüne çavdar veya buğday sapı serilir. Bu sistemde sulamanın yağmurlama ile yapılması daha uygundur.
Ocakvari dikim : Toprak iyice işlendikten sonra çeşitli aralık ve mesafelerle hafif tümsekler yapılır ve fideler bu tümseklere ocak sisteminde dikilirler.
Sedde üzerine dikim : En uygun dikim şeklidir. Çilek dikilecek tarlanın yüzü düzeltilir, karık açma pulluğu ile karıklar açılır. Karıklar arasında kalan sedde kısmının üzeri iyice düzeltilir, karık kenarları sıkıca bastırılarak sulama sırasında seddelerin bozulması önlenir. Çift sıra dikimlerde seddeler arası 100-120 cm tek sıralı dikimlerde ise 50-60 cm olabilir.
*Yaz dikiminde, dikimden sonra sulama, kol temizliği, zararlı ve hastalıklarla mücadele, ot mücadelesi yapılmalıdır.
*Kış dikiminde yaz dikiminde olduğu gibi sulama kol temizliği, ilaç veya çapa ile yabancı ot mücadelesi, zararlı ve hastalıklarla mücadele yapılmalıdır.
*Çilek gübrelemesinde dikimden önce verilen potas ve fosfor yeterli olmaktadır. Bu nedenle yıllık gübrelemelerde sadece azotlu gübreler kullanılır. Uzun süre kullanımda toprak pH'sını yükselteceği için amonyum sülfat tercih edilmemelidir.
*Hasattan sonra gübreleme, sulama, kol temizliği ve ot mücadelesine mutlak devam edilmelidir. Sulama düzenli olarak yapılmalıdır.
*Hasattan sonraki bakım işlemlerinin ihmali gelecek yılın verimini etkileyecektir.
Dikim Sistemleri
Düz arazi üzerine dikim : Burada fideler değişik aralık ve mesafelerde sıralar halinde dikilir. Uzun meyve saplı çeşitlerde meyvelerin toprağa temas edip kirlenmemesi için toprak yüzüne çavdar veya buğday sapı serilir. Bu sistemde sulamanın yağmurlama ile yapılması daha uygundur.
Ocakvari dikim : Toprak iyice işlendikten sonra çeşitli aralık ve mesafelerle hafif tümsekler yapılır ve fideler bu tümseklere ocak sisteminde dikilirler.
Sedde üzerine dikim : En uygun dikim şeklidir. Çilek dikilecek tarlanın yüzü düzeltilir, karık açma pulluğu ile karıklar açılır. Karıklar arasında kalan sedde kısmının üzeri iyice düzeltilir, karık kenarları sıkıca bastırılarak sulama sırasında seddelerin bozulması önlenir. Çift sıra dikimlerde seddeler arası 100-120 cm tek sıralı dikimlerde ise 50-60 cm olabilir.
Plastik örtüler üzerinde dikim : Sedde usulü dikimin aynısıdır. Yalnız burada seddelerin üzeri plastik örtülerle kaplanır. Plastiğin serilmesi için önce seddelerin üstü temizlenip düzlenerek hafifçe bastırılmalıdır. Süzgeçli kovalarla sulandıktan sonra seddelerin üstü plastikle kaplanır. Karık tabanlarına tel veya ince plastik örtüler sıkıca tutturulur, plastiğin üzerinde fidelerin dikileceği yerler işaretlenerek yuvarlakça kesilir ve plantuvar yardımı ile toprağa dikilir. Bu suretle bitkinin kökleri toprakta plastik örtünün altında yaprak çiçek ve meyveleri plastik örtünün üstünde büyür ve gelişir sulama yapılırken yaprak ve meyveler ıslanmaz, hastalıksız, çamursuz ve kusursuz meyveler elde edilir. Ayrıca siyah plastik kullanılırsa, güneş ışığını geçirmediğin den örtünün altında yabani otların gelişmemesidir. Bu suretle yabancı ot mücadelesi kolaylaymış olur. Plastik örtünün diğer bir yararı da güneş ışınlarını toplaması ve bitkiye uygun daha sıcak bir ortam yaratmasıdır.Bu suretle plastik örtü üzerinde yetiştirilen çilekler, örtüsüz olarak yetiştirilenlerden bir hafta kadar daha önce açar, meyvelerini erken olgunlaştırır ve daha fazla ürün verir. Ancak plastiğin pahalı olması nedeniyle maliyet hesaplarının iyi yapılması, karlı oluyorsa kullanılması tavsiye edilir.
Fide Dikim Aralığı Bitkiler; 60 cm genişliğinde-30 cm yüksekliğinde hazırlanan seddelere sıra arası ve üzeri 30 x 30 cm olacak şekilde üçgen biçimde dikimleri yapılabilir.
Türkiye'de Bölgelere Göre Çilek Fide Dikim Zamanları.
(1)Kış Dikimi (Taze Fide)
(2)Yaz Dikimi (Frigo Fide)
Marmara Bölgesi
(1) 1 Ekim - 15 Aralık
(2) 15 Haziran - 1 Temmuz
Akdeniz Bölgesi
(1) 15 Ekim - 15 Kasım
(2) 15Temmuz -15 Ağustos
Ege Bölgesi
(1) 1 Ekim - 15 Kasım
(2) 1 Temmuz - 15 Temmuz
Orta Anadolu Bölgesi
(1) 1 Ekim - 15 Kasım
(2) 1 Temmuz - 15 Temmuz
Çilek fidesinin dikiminde dikim derinliğine mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir. Dikim aşağıdaki Doğru Dikim şekline uygun olarak yapılmalıdır.
Türkiye'de Bölgelere Göre Çilek Fide Dikim Zamanları.
(1)Kış Dikimi (Taze Fide)
(2)Yaz Dikimi (Frigo Fide)
Marmara Bölgesi
(1) 1 Ekim - 15 Aralık
(2) 15 Haziran - 1 Temmuz
Akdeniz Bölgesi
(1) 15 Ekim - 15 Kasım
(2) 15Temmuz -15 Ağustos
Ege Bölgesi
(1) 1 Ekim - 15 Kasım
(2) 1 Temmuz - 15 Temmuz
Orta Anadolu Bölgesi
(1) 1 Ekim - 15 Kasım
(2) 1 Temmuz - 15 Temmuz
Çilek fidesinin dikiminde dikim derinliğine mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir. Dikim aşağıdaki Doğru Dikim şekline uygun olarak yapılmalıdır.
Bakım
Toprak Hazırlığı
Hem çilek meyvesi üretiminde ve hem de fide üretiminde toprak hazırlığına yaz-sonbahar döneminde başlanır. Ot kontrolü, erkencilik, sulama ve işgücü kullanımını azaltma, Botrytis (mavi küf) mantar enfeksiyonlarını önleme ve temiz ürün elde etme gibi faydalarından dolayı malçlama yapılmaktadır. Seddeleri naylon plastikle örtme (malçlama), toprak fümigasyonu gibi yetiştirme işlemleri de uygulanmaktadır.
Modern yetiştiricilikte, gerek erkencilik amaçlanan sera yetiştiriciliğinde, gerekse açıktaki yetiştiricilikte tek veya çift sıralı olarak masuraya dikim sistemi uygulanmaktadır. Açıktaki yetiştiricilikte ve masuralara dikimde son zamanlarda ülkemizde uygulanan masuralara dikimde tek sıralı dikimlerde 3.000-4.000, çift sıralı dikimlerde 5.000-7.000 (ülkemizde 5.200-10.000 adet) fide dikilmektedir. Küçük tünellerdeki çift sıralı dikimlerde 5.000-7.000, büyük tünellerdeki çift sıralı dikimlerde 6.500-10.000 adet fide dikilmektedir.
Çilek hasat dönemi açıkta veya örtü altında yetiştirilme durumuna ve bölgelere göre değişmektedir. Örtü altındaki yetiştiricilikte Kasım sonundan itibaren meyve alınmaya başlanılmakta ve 7-8 ay süreyle pazara çilek arz edilirken açıkta yetiştiricilikte bu süre Mart ortasında ilk ürün alınmaya başlanır ve süre 3-4 ay gibi daha kısa olmaktadır. Bölgeler açısından Akdeniz bölgesi en erkenci ve diğer ilere göre hasat periyodu daha uzundur.
Çilek çok yıllık bitki olmasına karşılık ekonomik ömrü ortalama 3 yıldır. Ancak ülkemizde bu süre aşılmaktadır. Aynı çilek bitkisinden 6-7 yıl ürün alınmaktadır. Bu durum verimliliği düşürmekte ve hastalık-zararlı etmenlerin çoğalmasına ve toprak yorgunluğuna neden olmaktadır.
Modern yetiştiricilikte, gerek erkencilik amaçlanan sera yetiştiriciliğinde, gerekse açıktaki yetiştiricilikte tek veya çift sıralı olarak masuraya dikim sistemi uygulanmaktadır. Açıktaki yetiştiricilikte ve masuralara dikimde son zamanlarda ülkemizde uygulanan masuralara dikimde tek sıralı dikimlerde 3.000-4.000, çift sıralı dikimlerde 5.000-7.000 (ülkemizde 5.200-10.000 adet) fide dikilmektedir. Küçük tünellerdeki çift sıralı dikimlerde 5.000-7.000, büyük tünellerdeki çift sıralı dikimlerde 6.500-10.000 adet fide dikilmektedir.
Çilek hasat dönemi açıkta veya örtü altında yetiştirilme durumuna ve bölgelere göre değişmektedir. Örtü altındaki yetiştiricilikte Kasım sonundan itibaren meyve alınmaya başlanılmakta ve 7-8 ay süreyle pazara çilek arz edilirken açıkta yetiştiricilikte bu süre Mart ortasında ilk ürün alınmaya başlanır ve süre 3-4 ay gibi daha kısa olmaktadır. Bölgeler açısından Akdeniz bölgesi en erkenci ve diğer ilere göre hasat periyodu daha uzundur.
Çilek çok yıllık bitki olmasına karşılık ekonomik ömrü ortalama 3 yıldır. Ancak ülkemizde bu süre aşılmaktadır. Aynı çilek bitkisinden 6-7 yıl ürün alınmaktadır. Bu durum verimliliği düşürmekte ve hastalık-zararlı etmenlerin çoğalmasına ve toprak yorgunluğuna neden olmaktadır.
Gübreleme
Çilek üretiminde gübrenin önemi büyüktür. Birim alandan fazla ürün alındığı için topraktan çok miktarda besin kaldırır. Bol ve kaliteli ürün almak için çiftlik gübresi ve buna ilave olarak kimyasal gübrelerin verilmesi gerekir.
Çilek yetiştiriciliğinde dekara 3-4 ton çiftlik gübresi verilmelidir. Çiftlik gübresinin verilme zamanı bölge şartlarına göre değişir. Genel olarak dikim öncesinde toprak hazırlığı sırasında (veya fide dikiminden bir ay önce) verilir.
Toprak analizi yapıldıktan sonra gereken miktarda gübreleme yapılmalıdır. Modern çilek yetiştiriciliğinde kimyasal gübre olarak sıfır göstergede, dikim öncesi dekara 8-10 kg/da fosforlu gübre (süper fosfat), 20-30 kg/da potasyumlu gübre (potasyum sülfat) ve 4-5 kg magnezyumlu gübre veya 40-50 kg/da kompoze gübre (15-15-15) verilir. Dikimden sonra vegetasyon dönemi sırasında ise her ay 15-20 kg/da amonyum sülfat veya amonyum nitrat (120 kg/yıl) verilmelidir. Bunların yanısıra toprak analiz durumuna göre yıl içinde vegetasyon dönemi sırasında 8-10 kez azotlu, 20-30 kg fosforlu, 10-15 kg potasyumlu gübre vermek verimi yükseltir.
Malçlama ile (siyah plastik) yapılan yetiştiricilikte mutlaka yüksek potasyum içeren yaprak gübresi uygulanmalıdır.
Çilek yetiştiriciliğinde dekara 3-4 ton çiftlik gübresi verilmelidir. Çiftlik gübresinin verilme zamanı bölge şartlarına göre değişir. Genel olarak dikim öncesinde toprak hazırlığı sırasında (veya fide dikiminden bir ay önce) verilir.
Toprak analizi yapıldıktan sonra gereken miktarda gübreleme yapılmalıdır. Modern çilek yetiştiriciliğinde kimyasal gübre olarak sıfır göstergede, dikim öncesi dekara 8-10 kg/da fosforlu gübre (süper fosfat), 20-30 kg/da potasyumlu gübre (potasyum sülfat) ve 4-5 kg magnezyumlu gübre veya 40-50 kg/da kompoze gübre (15-15-15) verilir. Dikimden sonra vegetasyon dönemi sırasında ise her ay 15-20 kg/da amonyum sülfat veya amonyum nitrat (120 kg/yıl) verilmelidir. Bunların yanısıra toprak analiz durumuna göre yıl içinde vegetasyon dönemi sırasında 8-10 kez azotlu, 20-30 kg fosforlu, 10-15 kg potasyumlu gübre vermek verimi yükseltir.
Malçlama ile (siyah plastik) yapılan yetiştiricilikte mutlaka yüksek potasyum içeren yaprak gübresi uygulanmalıdır.
Sulama
Çilek meyve oluşumunda olgunlaşmaya kadar geçen dönemde suya karşı hassastır. Sulama, meyve iriliği ve kalitesi ile o yılki ürün ortalamasına etki eder.Dikim zamanında fidelerin çabuk ve sağlıklı büyümesi için sulamaya dikkat etmek gerekir. Çiçeklenme sırasında yağmur yağması arzu edilmez, yağış hem tozlanmayı engeller hem de meyve olgunlaşmaya başladıktan sonra yağarsa meyve yumuşar, leke yapar ve çürümeyi kolaylaştırır. Yağmurlama sulama ve yağış ile toprağın sıçrayarak meyvelere zarar vermemesi için sıralar arasına ve bitkilerin altına değişik malç malzemesi serilebilir.Sulama dikim sistemlerine göre değişik metodlarla yapılabilir. Bunlar karık, yağmurlama ve damla sulama yöntemleridir. Karık sulamada, karıklara verilerek su taşarak sedde üzerindeki bitkilerle temas etmemelidir. Plastik örtülerle kaplanmış çileklerle karık sulama başarı ile uygulanabilir. Düz arazilerde ve ocakvari dikilmiş çileklerde ise damla sulama daha uygundur. Ayrıca çiçeklenme zamanı dikkatli olunarak yağmurlama sulama metodu da uygulanabilir.Bölgemizin sıcak, kurak ve nisbi nemin düşük olduğu göz önüne alınırsa çilek özellikle ilkbahar ve yaz aylarında mutlaka sulanmalıdır. Dikimi tamamlanan çileklere can suyu verilerek köklenmeleri sağlanır ve metodu seçildikten sonra gerektiğinde sulama yapılır. Kışı bu şekilde geçiren bitkiler ilkbahar ve yaz aylarında sulanır. Bu nedenle karık sulamada ilkbaharda yağış olmadığı durumlarda haftada bir sulama yapılmalıdır. Damla sulama günlük buharlaşmaya bağlı olarak düşük debi ve su miktarlarında günlük sulama yapılabileceği gibi 3-4 günde bir de sulama yapılır. Hasat bittikten sonra belirtilen sulama aralığı genişletilmelidir.
Dondan Korunması
Kışın sıcaklığı 8-10 oC'nin altına düşen yerlerde, çilek bahçelerinin soğuktan zarar görmemesi için korunması gerekir. Bunun için en pratik yol, çilek sıralarının arası ve üzeri, buğday, çavdar sapı ve samanı ile yaklaşık 5-10 cm kalınlığında örtülür. İlkbaharda yeni yaprak gelişmesinin başlaması ile birlikte bitkilerin üzerindeki malç kaldırılmalıdır. Dondan korumak için sisleme ve yağmurlama sulamada kullanılabilir.
Kolların (stolonların) kesilmesi
Kolların (Stolonların) KesilmesiÇilek yetiştiriciliğinde kol temizliği verim yönünden çok önemlidir. Kollar kesilmediği zaman verim çok düşmektedir. Bu nedenle kollar görülür görülmez temizlenmelidir.
Hastalık ve Zararlılar
Çilekte en fazla rastlanan meyve çürüklüğü (Botrytis).
Genellikle yağmurdan sonra, hatalı sulama veya çeşit özelliğine bağlı olarak meyvede ki yoğunluğunda artma ve azalma görülebilmektedir.
Genellikle yağmurdan sonra, hatalı sulama veya çeşit özelliğine bağlı olarak meyvede ki yoğunluğunda artma ve azalma görülebilmektedir.
Çilek yetiştiriciliğinde kaliteli ürün elde etmede zirai mücadelenin rolü büyüktür. Teknik bilginin artmasıyla son zamanlarda üretici üretimini yaptığı çilek meyve ve fidesi için çeşitli hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama yapmaktadır. Özellikle erkenciliğe yönelik seralarda ve nisbi rutubetin yüksek olduğu bölgelerde mavi küf (Botrytis) hastalığı, kırmızı örümcek ve thripslere karşı yoğun bir ilaçlama yapılmaktadır. Meyvelerin toprağa değerek çürümelerini önlemek amacıyla güney bölgelerinde malçlama yapılmaktadır.
HASTALIKLAR
Çilekte en yaygın olarak rastlanan kök hastalıkları Phytophtora fragaria (Kırmızı kök çürüklüğü), Phytophtora cactorum (Kahverengi çürüklük), Rhizoctonia solani (siyah kök çürüklüğü) dir. Kök hastalıkları topraktan bulaştığı için toprak fümige yada solarize edilmelidir. Diğer taraftan bu tip hastalıklara dayanıklı çeşitler kullanılmalı, örtü altı yetiştiriciliğinde sık sık havalandırılma yapılmalıdır. Damla sulama sisteminin kullanılması hastalıklarla mücadelede önemli faktörlerdir.
Meyve hastalıkları içinde en yaygın olanı "Botrytis" (Meyve çürüklüğü) tir. Bu hastalığa karşı meyve tutumundan sonra birkaç kez sistemik mantari ilaçlar kullanılmalıdır. Bu hastalık örtü altı yetiştiriciliğinde çok görüldüğünden seraların havalandırılmasına büyük önem verilmelidir.
Yaprak hastalıkları Mycosphaerella fragaria (yaprak leke hastalığı) en yaygın olanıdır. Bu hastalığa karşı sistemik mantari ilaçlar kullanılmalı ve örtü altı yetiştiriciliğinde seraların havalandırılmasına büyük önem verilmelidir.
Çilek yetiştiriciliğinde, yetiştirici yönünden mücadelesi en zor olan hastalık virüslerdir. Bunlarla mücadelede en iyi yöntem sağlıklı fide ile bahçe tesis etmektir.
Çilekte en yaygın olarak rastlanan kök hastalıkları Phytophtora fragaria (Kırmızı kök çürüklüğü), Phytophtora cactorum (Kahverengi çürüklük), Rhizoctonia solani (siyah kök çürüklüğü) dir. Kök hastalıkları topraktan bulaştığı için toprak fümige yada solarize edilmelidir. Diğer taraftan bu tip hastalıklara dayanıklı çeşitler kullanılmalı, örtü altı yetiştiriciliğinde sık sık havalandırılma yapılmalıdır. Damla sulama sisteminin kullanılması hastalıklarla mücadelede önemli faktörlerdir.
Meyve hastalıkları içinde en yaygın olanı "Botrytis" (Meyve çürüklüğü) tir. Bu hastalığa karşı meyve tutumundan sonra birkaç kez sistemik mantari ilaçlar kullanılmalıdır. Bu hastalık örtü altı yetiştiriciliğinde çok görüldüğünden seraların havalandırılmasına büyük önem verilmelidir.
Yaprak hastalıkları Mycosphaerella fragaria (yaprak leke hastalığı) en yaygın olanıdır. Bu hastalığa karşı sistemik mantari ilaçlar kullanılmalı ve örtü altı yetiştiriciliğinde seraların havalandırılmasına büyük önem verilmelidir.
Çilek yetiştiriciliğinde, yetiştirici yönünden mücadelesi en zor olan hastalık virüslerdir. Bunlarla mücadelede en iyi yöntem sağlıklı fide ile bahçe tesis etmektir.
ZARARLILAR
Çileklerde en çok görülen zararlılar kırmızı örümcek ve yaprak bitleridir.Bu zararlılarla mücadelede spesifik akarisitler kullanılmalıdır. Ayrıca zararlılara dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir.
Çilek yetiştiriciliğinde nematodlarda çok önemli sorulardandır. Bunlarla en mücadele sağlıklı ve temiz fide kullanılması yanında toprağın fümige edilmelidir.
Çilek yetiştiriciliğinde özellikle örtü altı yetiştiriciliğinde kış aylarında meyvelerde döllenme ve tozlanma noksanlığından dolayı şekilsiz meyve oluşumuna sıkça rastlanmaktadır. Bu sorun sera içerisine arı kovanı konularak çözümlenmektedir. Ancak son yıllarda bal arıları yerine, düşük sıcaklıklarda daha iyi çalışabilen Bombus arılarının kullanımı daha yararlı olacaktır.
Çileklerde en çok görülen zararlılar kırmızı örümcek ve yaprak bitleridir.Bu zararlılarla mücadelede spesifik akarisitler kullanılmalıdır. Ayrıca zararlılara dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir.
Çilek yetiştiriciliğinde nematodlarda çok önemli sorulardandır. Bunlarla en mücadele sağlıklı ve temiz fide kullanılması yanında toprağın fümige edilmelidir.
Çilek yetiştiriciliğinde özellikle örtü altı yetiştiriciliğinde kış aylarında meyvelerde döllenme ve tozlanma noksanlığından dolayı şekilsiz meyve oluşumuna sıkça rastlanmaktadır. Bu sorun sera içerisine arı kovanı konularak çözümlenmektedir. Ancak son yıllarda bal arıları yerine, düşük sıcaklıklarda daha iyi çalışabilen Bombus arılarının kullanımı daha yararlı olacaktır.
Hasat ve Ambalaj
*Çilek meyve türleri içerisinde meyvesi en hassas olanlardan biridir. Bu nedenle kısa zamanda bozulabilen ve hızlı tüketilmesi gereken bir meyvedir. Bu nedenle çileğin hasadı, ambalajı ve taşınmasında çok titiz davranmak gerekmektedir.
*Toplamada gecikme, meyvenin yumuşaması normal rengini kaybederek daha koyu renk alması ile anlaşılır.
*Uzak pazarlar için hasat meyvenin dörtte üçü kızardığı zaman yapılır. Derin dondurma ve gıda sanayi için çilekler tipik rengini aldıktan sonra hasat edilmelidir.
*Çilek hasadı için günün serin saatleri tercih edilmelidir. Genellikle sabah 8-10 arası en uygun saatlerdir. Hasat edilen meyveler en kısa zamanda serin, gölge bir yere taşınmalı, mümkünse hemen soğuk depoya konulmalıdır.
*Çilek zedelenmeye duyarlı olduğu için hasat ve sınıflandırma aynı anda yapılmalıdır.
*Çileklerin ambalajında yarım kilodan daha büyük ambalaj kabı kullanılmamalıdır.
*Ambalaj kaplarının altı ezilen meyve suyunun akabilmesi için mutlaka delikli olmalıdır. Aksi halde alt taraftaki meyveler hemen çürürler.
*Çilek 0 ° C ve % 90-95 nem olan depolama şartlarında 5-7 gün depolanabilmektedir.
*Çilek meyve türleri içerisinde meyvesi en hassas olanlardan biridir. Bu nedenle kısa zamanda bozulabilen ve hızlı tüketilmesi gereken bir meyvedir. Bu nedenle çileğin hasadı, ambalajı ve taşınmasında çok titiz davranmak gerekmektedir.
*Toplamada gecikme, meyvenin yumuşaması normal rengini kaybederek daha koyu renk alması ile anlaşılır.
*Uzak pazarlar için hasat meyvenin dörtte üçü kızardığı zaman yapılır. Derin dondurma ve gıda sanayi için çilekler tipik rengini aldıktan sonra hasat edilmelidir.
*Çilek hasadı için günün serin saatleri tercih edilmelidir. Genellikle sabah 8-10 arası en uygun saatlerdir. Hasat edilen meyveler en kısa zamanda serin, gölge bir yere taşınmalı, mümkünse hemen soğuk depoya konulmalıdır.
*Çilek zedelenmeye duyarlı olduğu için hasat ve sınıflandırma aynı anda yapılmalıdır.
*Çileklerin ambalajında yarım kilodan daha büyük ambalaj kabı kullanılmamalıdır.
*Ambalaj kaplarının altı ezilen meyve suyunun akabilmesi için mutlaka delikli olmalıdır. Aksi halde alt taraftaki meyveler hemen çürürler.
*Çilek 0 ° C ve % 90-95 nem olan depolama şartlarında 5-7 gün depolanabilmektedir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Jojoba Yetiştiriciliği
31/8/2008 -Kategori: Meyve Yetistiriciligi
Jojoba, çok yıllık, çalımsı ve kurağa dayanıklı bir çöl bitkisidir. Arizona, Kalifornia ve Meksika' dan Sonoran çöllerine kadar olan yerlerde doğal olarak yetişmektedir. Jojobanın son yıllarda çok popüler olmasına karşın kullanımı yeni değildir. Çok eski zamanlarda dini törenlerde kullanılmak üzere parfüm ve boya yapımında jojoba yağından faydalanılmıştır.Kaliforniya ve Sonara çölü yerlileri tarafından deri kanseri ve yaraların tedavisinde kullanılmış, 1933 yılında da Jojoba tohumundan elde edilen yağın diğer bitkilerden elde edilen yağlardan farklı olduğunu ve bu yağın balinalardan elde edilen yağla benzer özelliğe sahip olduğu keşfedilmiştir.
Sanayide kullanım alanları öğrenildikten sonra yetişmesi uygun ülkelerde ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır. Şu anda ise A.B.D, İsrail, Mısır, Avustralya, Arjantin, Brezilya, Paraguay, Venezuela, Libya, Sudan, Kenya, Kuveyt, Hindistan, Nijerya, Japonya ve Avrupa Birliği üye ülkeleri Jojoba yetiştiriciliği konusunda her türlü imkanı değerlendirmektedirler.
Türkiye' de yapılan çalışmalar sonucunda jojoba ekiminin yaygınlaşması ile birlikte ekonomiye büyük katkı sağlanacağı beklenmektedir.
Antalya ve Adana' dan olumlu sonuçlar alınması sonucunda ise İzmir, Denizli, Konya, Ağrı, Elazığ, Ankara, Malatya, Afyon, Yalova, Mersin, Aksaray, Adıyaman, Nevşehir ve Kayseri' de de jojoba ekimine başlanmıştır. Bitkiden elde edilen yağa firmalardan özellikle Amerika ve İsrail' den talep gelmektedir. Jojoba bitkisi geleceğin en karlı yatırımları arasında yer almaktadır.
Kullanım Alanları: Jojoba,yağı üstün bir yağlayıcı olması nedeni ile yüksek devirli makinelerde, alet ve metal kesme işlerinde kullanılmaktadır. Değişik sıcaklıklarda stabil bir sıcaklık göstermektedir. Bu özelliği ve süper nemliliği nedeniyle Jojoba yağı sürtünmeyi önemli ölçüde azaltmakta ve bu da çalışan makine parçalarının aşınmasını önlemektedir.
Penisilin üretiminde köpürmeyi önlemektedir. Jojoba yağı diğer bilinen yağlardan çok üstündür. Anlaşılması güç fakat gerçek olarak jojoba yağı bu işlemde önemli bir etkiye sahiptir. Penisilin üretimi için jojoba yağı kullanılırsa yerfıstığından 6 kat daha az yağ tüketilmektedir. Bu da %15-20 daha fazla üretim demektir.
Jojoba yağı E vitamince zengindir. ve tıpta, küçük çizik, kesik, sivilce, püstül, saç ve deri bozukluklarında yenileyici ve %100 saflığı nedeniyle yapay kalplerde yağlayıcı olarak ta kullanılmaktadır.
Olağanüstü deri yumuşatıcı özelliği bulunmaktadır. Ayrıca güneş yanıklarına karşı kullanılmaktadır.
Jojoba asla soğutma ve buna benzer özel muamele olmadan bozulmadan ekşimeden kalabilmektedir. Bu çok uzun süreli raf ömrü besin endüstrisinde kekten pişirme yağına kadar her şey için besin endüstrisinde önemli bir şeydir.
Yağsız, kalorisiz, kolesterolsüz pişirme ve salata yağı olarak kullanılması hayal edilmektedir. Günümüzde çok sayıda uluslararası şirket böyle bir yağı piyasaya sürmek için uğraşmaktadır.
Jojoba yağının ekşimediğini ve sonsuza kadar bozulmadığını gösteren araştırmaları Kalifornia Üniversitesi yapmıştır. 27 parti cin mısırını aynı jojoba yağı ile pişirmişler ve 27. mısırın ilk mısır kadar taze olduğunu görmüşlerdir. Bu fastfoodlar da her zaman için taze yağla patates kızartma imkanı tanımaktadır.
Jojoba ayrıca doğal bir iştah bastırıcı olan simmondsini içermektedir. Diyetlere yardım olarak şekerli çubuklardan, çikolata, tatlı, içeceklere kadar her şeyin içerisine katılabilmektedir.
Hidrojenle doyurulmuş formunda Jojoba bir ciladır. Sertlik ve parlaklık kalitesi ile mobilya, yer, otomobil cilası ve uzun süre yanan mumlar gibi direk kullanım alanları sağlamaktadır.
Kozmetiklerde göz ve deri enfeksiyonlarını önlemek amacıyla bakteri ve mantarlara karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır. Kısaca Jojoba bu mükemmel yapısı ile eşsiz bir bitkidir.
Bitkisel Özellikleri:
İki evcikli bir bitkidir. Erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerdedir. Dişi çiçekler küçük, kokusuz veya güzel koku guddeli, nektarsızdır. Erkek çiçekler sarı renkli ve polen keselidir. Küçük salkım halinde bitkide bulunurlar. Döllenme ilkbahardaki kuvvetli rüzgarlarla olmaktadır.
Tamamen olgunlaşma ağustos ve ekim aylarında gerçekleşir. Meyve tek tohumludur. Tohumlar tam olgunlaştığında maun ağacı renginde koyu kahverengi rengindedir. Yetiştiği çevre koşullarına ve bitkilere göre değişmekle birlikte tohumun hacimce %50' si yağdır.
Yetiştirilmesi:
Jojoba yetişmesi için güneş ve ışık istemektedir. Genellikle tohumla üretilmektedir. Çimlenme sıcaklığı 30 C' dir. Çimlenmesi çevre koşullarına bağlı olarak birkaç günden birkaç haftaya kadar sürmektedir.
Bitkilerin çiçeklenmesi ekimden 2-4 yıl sonra gerçekleşmektedir. Bu süreye kadar bitkilerin cinsiyetlerini tespit etmek mümkün değildir. Tohumdan üretimde erkek bitki çıkma ihtimali dişi bitki çıkma ihtimaline göre daha fazla olmaktadır. Bu nedenle bazı özellikleri bilinen tohum verimi yüksek klonların üretilmesi önem arz etmektedir. Bu da ancak vejetatif yolla mümkün olmaktadır. Tohum verimleri bitki başına 138 - 578 gramdır.
Bitki ekim yapıldıktan sonra özel bir sulama veya bakım istemiyor. Gerekli yıllık yağış miktarı 500 mm civarında Türkiye' nin doğal yağışı bitkinin su ihtiyacını karşılamaktadır. Bitki hiç susuz uzun yıllar yaşayabilme özelliğini göstermektedir.
Bitki Türkiye' de zeytinin yetiştiği her yerde yetişebiliyor. Tohumları yaklaşık 25 yıl özelliğini kaybetmeden koruyabiliyor. 600-1200 metre yüksekliklerde yetişen bitkinin toprak seçiciliği yoktur. Jojobanın kökleri ortalama 9-10 metre derine inmektedir. Bu da ona kurağa dayanıklılık kazandırmaktadır. 100-200 yıllık ömrü vardır. Jojobanın tohum ekiminde her çukura 4 tohum atılması önerilmektedir.
Kaynak : www.ziraatcim.net
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı